Adana'nın Feke ilçesinde hemşire Muhammed Ataş, safran üretimine 50 kilogram soğanla başlayıp üç yılda 500 kilograma ulaştı.

"Değeri üretiminin zahmetli olmasından kaynaklanıyor" diyen Ataş, safran yetiştirirken doğayla iç içe vakit geçiriyor. Feke Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşire, iş temposundan arta kalan zamanlarını köyündeki arazide değerlendiriyor.
Haberlerde gördüğü safrana ilgi duyan Ataş, bitkiyi yaklaşık üç yıl araştırdıktan sonra üretmeye karar verdi. Safranbolu'dan temin ettiği soğanları köyünde toprağa ekti. Yaklaşık 3 dönümlük arazisinin 1 dönümünde üretim yapıyor. İş yoğunluğu nedeniyle arazinin tamamının bakımını üstlenemiyor. "Burada doğayla iç içe vakit geçiriyorum. Doğanın bize sunduğu bitkilerden üretim yapıyorum" sözleriyle üretimin kendisine sağladığı imkânı anlattı.

Hasat zahmeti safranın değerini belirliyor
Ataş'a göre safranın değerini üretimindeki emek belirliyor. Safranın içindeki 140'ın üzerinde bileşenden uçucu yağlar öne çıkıyor. Hasat doğru yapılmazsa bu yağlar buharlaşabiliyor. Ürünü 800-900 TL arasında sattığını söyleyen Ataş, kilogram fiyatı için 900 ile 1000 lira arasında bir rakam düşündüğünü de aktardı.

Bir gram safran için 170-180 çiçek gerekiyor. Bu miktarla bir bardak çay hazırlanabildiğini, daha yoğun kullanımda ise en az 60-70 bardak çay çıkabildiğini anlatan Ataş, ürünlerinin çay ve yemeklerde tercih edildiğini söyledi. İstanbul'daki bir müşterisinin safranını Safranbolu'daki ürünler kadar beğendiğini de aktardı.
Hatice Köse safran sirkesi üretiyor
Ataş'ın üretimi, köydeki kadınlara da safranı farklı ürünlere dönüştürme örneği oldu. Hatice Köse, "Ben de safran sirkesi üretiyorum. Sirke yapıyorum, kremlerde de kullanıyorum" dedi.

Köse, Muhammed Ataş'tan 3-4 yıldır safran aldığını ve ürünün kalitesinden memnun olduğunu söyledi. Safran sirkesinin maddi değerinin yüksek olduğunu belirten Köse, üç yıl önce yaptığı araştırmada litrenin 20 bin lira olduğunu gördüğünü, üretimden elde ettiği gelirle ev ekonomisine katkı sunduğunu anlattı.