Kekemelik yaşayan çocukların okulda ve evde kendilerini rahatça ifade edebilmesi için aile ve öğretmen desteği önem taşıyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, çocukların konuşma biçiminden çok ne söylediklerine odaklanılması gerektiğini belirtti.
Kekemelik ve akran zorbalığına karşı öğretmenlere öneriler
22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla açıklama yapan Güdül, kekemeliğin yalnızca düzeltilmesi gereken bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Konuşma akışındaki ses, hece veya kelime tekrarları, uzatmalar ve bloklarla kendini gösteren kekemeliğin okul öncesi dönemde ortaya çıktığını belirten Güdül, dünya genelinde yaklaşık her 100 kişiden birinin kekemeliği olduğunu aktardı.
Güdül, kekeleyen çocukların konuşmaktan kaçınması, kelime değiştirmesi ya da sessiz kalmasının çoğu zaman çevrenin tepkileriyle ilişkili olduğunu ifade etti. Erken dönemde değerlendirme ve müdahalenin önemli olduğunu belirten uzman, terapide hedefin yalnızca konuşma akıcılığı değil, çocuğun kendini rahatça ifade etmesi ve iletişime katılması olması gerektiğini kaydetti.
Güdül'ün 2018'de kekeleyen yetişkinlerle yaptığı çalışmada katılımcıların yüzde 84'ü okul yıllarında akran zorbalığına uğradığını bildirdi. En sık belirtilen zorbalık türleri alay etme ve isim takmaydı. Katılımcıların yüzde 30'u öğretmeninin zorbalığı bildiği halde müdahale etmediğini, yüzde 38'i ise öğretmeninin müdahale ettiğini söyledi.
Öğretmenlerin kekeleyen öğrenciyle birebir konuşarak sınıfta söz alma, sesli okuma ve sunum gibi konulardaki ihtiyaçlarını sorması gerektiğini vurgulayan Güdül, öğrencilerin bu görevlerden otomatik olarak muaf tutulmaması gerektiğini belirtti. Çocuğun cümlesini tamamlamamak ve "Sakin ol" ya da "Yavaş konuş" dememek de öneriler arasında yer aldı. Okul rehberlik servisi ile dil ve konuşma terapistinin sürece katılması destekleyici bir ortam oluşturabilir.
Aileler kekemelik hakkında çocuklarıyla konuşmalı
Ailelerin kekemelik hakkında çocuklarıyla sakin ve doğal biçimde konuşmasını öneren Güdül, okulda yaşananların düzenli olarak sorulmasının ve çocuğun anlattıklarının yargılanmadan dinlenmesinin önemine dikkat çekti. Çalışmada katılımcıların yüzde 76'sı ailesinin zorbalığa uğradığından haberi olmadığını belirtti. Güdül, çocuğu yalnızca konuşmasıyla tanımlamamak, güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını görünür kılmak ve ihtiyaç halinde dil ve konuşma terapistine danışmak gerektiğini söyledi.
22 Ekim'in 1998'den bu yana kekemelik farkındalığını artırmak amacıyla kutlandığını hatırlatan Güdül, bu yılın uluslararası temasının "Kekemeliğin Tonları: Seninki Hangisi?" olduğunu aktardı. Her bireyin kekemelik deneyiminin ve terapiden beklentisinin farklı olabileceğini belirten Güdül, farkındalığın yalnızca bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.