İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da (OVP) hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, Türkiye'nin yeni ekonomik politikasının enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında seçim yapmaması gerektiğini vurguladı.
Avdagiç: Üretim kapasitesi korunmalı
Yazılı açıklama yapan Şekib Avdagiç, sıkı para politikasının üretim üzerindeki maliyetine ve küresel ekonomideki belirsizliklere dikkat çekti. Yeni OVP'de, dezenflasyon programına zarar vermeden para politikasının yanında seçici ve hedefli araçlarla üretim kapasitesinin korunması gerektiğini ifade etti.
Avdagiç, amaçlarının genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon yaratacak bir talep teşviki olmadığını, bunun yerine ihracatı, yatırımı ve üretim kapasitesini koruyacak finansman mekanizmaları oluşturulması gerektiğini belirtti.
OVP'de 5 başlıkta finansman mekanizması önerisi
İTO Başkanı, yeni OVP'de finansman mekanizmalarının 5 başlığı kapsaması gerektiğini söyleyerek önerilerini sıraladı. Buna göre ilk olarak ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca ihracat yapan firmaları değil, ihracat potansiyeli taşıyan üreticileri de kapsaması gerektiğini belirten Avdagiç, işletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ve ihracat performansının temel alınmasını istedi. Ayrıca yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Üçüncü başlıkta baskılanan kurun ihracatçının maliyet artışını karşılayacak şekilde dengelenmesi gerektiğini ifade eden Avdagiç, döviz dönüşüm desteğinin sembolik olmaktan çıkarılması gerektiğini kaydetti. Dördüncü olarak vergi ve sosyal güvenlik yüklerinde üretim yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik seçici düzenlemeler önerdi.
Son başlıkta ise ithalat politikasının yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek gümrük rejimi, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini söyledi.
"Temel sorun dezenflasyonun kendisi değil"
Şekib Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını ancak üretim tarafındaki maliyetin giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Yüksek faizin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını ve özellikle KOBİ'lerin finansmana erişiminde sıkıntıların sürdüğünü söyledi.
Avdagiç, "Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır" dedi. Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, tekstil, hazır giyim, mobilya, metal, makine ve benzeri sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaları fiyat rekabetinde zorladığını belirtti.
İTO Başkanı, kısa vadede dezenflasyonun korunması gerektiğini, orta ve uzun vadede ise üretim kapasitesi ile ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin verilemeyeceğini söyledi. Avdagiç, "Türkiye'nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz. İkisini aynı anda gerçekleştirecek seçici ve hedefli ve etkili araçlar üretmek zorundayız" ifadelerini kullandı.