En Gündem

© 2026 En Gündem

Disleksi tembellik değil: Erken destek neden önemli?

Disleksi zekâ geriliği ya da isteksizlik değildir. Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, erken farkındalık ve okul-aile iş birliğinin önemini anlattı.

Disleksi tembellik değil: Erken destek neden önemli?
Fotoğraf: İHA

Disleksi, zekâ geriliği ya da tembellik değil. Erken farkındalık ve kişiye uygun eğitim desteği gerektiren nörogelişimsel bir öğrenme bozukluğu. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Fırat Öz, 1-8 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yanlış kabullerin çocukların doğru zamanda desteklenmesini geciktirebileceğine dikkat çekti.

Harfleri ters yazmak tek başına belirleyici değil

Disleksi. Kelimeleri tanıma, çözümleme, okuma hızı ve yazım becerilerindeki güçlüklerle tanımlanıyor. Genel zihinsel kapasiteden bağımsız olarak ortaya çıkabilen bu nörobiyolojik durum, özellikle sesleri işleme, harf-ses ilişkisi kurma ve kelimeleri otomatik tanıma süreçleriyle bağlantılı. Öz, "Oysa güncel bilimsel veriler bu yaklaşımları desteklememektedir" diyerek disleksinin zekâ geriliği, ilgisizlik veya yeterince çaba göstermemeyle açıklanamayacağını vurguladı. Disleksisi olan çocukların bilişsel profilleri farklılık gösterebilir. Sözel ifade, üretkenlik, görsel düşünme ve problem çözme gibi alanlarda güçlü yönleri bulunabilir.

Okuma yazmayı öğrenmenin ilk yıllarında harfleri karıştırmak ya da ters yazmak görülebilir. Önemli olan bu güçlüklerin beklenen dönemden sonra sürmesi ve okuma akıcılığını etkileyip etkilememesi. Harfleri ters yazmamak da öğrenme güçlüğü bulunmadığını göstermez. Türkçede güçlük, ters yazmadan çok okuma hızı ve akıcılığında ortaya çıkabilir. Yazılı anlatım ve yazım güçlükleri disgrafi, matematik becerilerindeki güçlükler ise diskalkuli olarak adlandırılıyor.

Konuşma gecikmesi erken dönemde izlenebilir

Okul öncesinde disleksi tanısı koymak genellikle mümkün değil. Ancak konuşmanın gecikmesi, kelime bulma güçlüğü, sesleri ayırt etmekte zorlanma, harf ve renk adlarını öğrenmede güçlük, sıralı bilgileri akılda tutamama ve ailede okuma güçlüğü öyküsü bulunması ilerideki okuma güçlüğü açısından izlenebilecek göstergeler arasında.

İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında harf-ses ilişkisini kuramama, heceleyerek okumayı sürdürme, harf atlama veya ekleme, kelimeleri yavaş çözümleme ve okuma etkinliklerinden kaçınma görülebilir. Öz, "Önemli olan belirtilerin süreklilik göstermesi, verilen eğitimsel desteğe rağmen güçlüklerin devam etmesi ve çocuğun akademik ya da günlük yaşam işlevselliğinin etkilenmesidir" dedi. Erken fark edilmeyen veya uygun destek alamayan güçlükler akademik gelişimin yanı sıra özgüveni ve psikososyal gelişimi de olumsuz etkileyebilir.

Belirtiler görüldüğünde ailelerin öğretmenle iş birliği yapması, çocuğun görme ve işitme değerlendirmelerini yaptırması gerekiyor. Güçlükler sürerse çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulması öneriliyor. Sınıfta çocuğu hazırlıksız biçimde sesli okumaya zorlamamak, gerektiğinde ek süre vermek ve yazılı yönergeleri sözlü olarak da açıklamak destekleyici uygulamalar arasında. Öğretmenlerin yazım hatalarını içerik bilgisinden ayrı değerlendirmesi, çocuğu akranlarıyla karşılaştırmaması ve güçlü yönlerini görünür kılması da güvenli bir öğrenme ortamını destekleyebilir.

Editör: · Kaynak: İHA

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin