Medical Park Bahçelievler Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ersel Dağ, sık ağrı kesici kullanımının baş ağrısını kronikleştirebileceği uyarısında bulundu.
Dağ, "Baş ağrısı yaşayan kişilerin ağrı kesici ihtiyacı giderek artıyorsa veya ağrıları daha sık hâle geliyorsa bu durum ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısının işareti olabilir" dedi. Migren tedavisinde atak sırasında ağrıyı gidermenin yanı sıra, gerektiğinde atak sıklığını ve şiddetini azaltan koruyucu yöntemlerin de ele alınması gerektiğini söyledi.
Baş ağrısının türü öykü ve muayeneyle belirleniyor
Her baş ağrısının nedeni migren olmayabilir.
Migren orta veya şiddetli, zonklayıcı ve çoğunlukla başın bir tarafında hissedilen ağrıyla seyreder. Bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti görülebilir. Yürüme gibi olağan hareketler ağrıyı artırabilir. Gerilim tipi baş ağrısı ise genellikle başın iki yanında baskı veya sıkışma şeklindedir. Dağ'a göre tanı için hastanın öyküsü, ağrının özellikleri ve nörolojik muayene birlikte değerlendirilir. Her hastaya görüntüleme yapılması gerekmeyebilir.
Migren atağından saatler, bazen günler önce yorgunluk, sık esneme, dikkat dağınıklığı, ruh hâli değişikliği ve boyun tutulması yaşanabilir. Bu belirtiler herkeste görülmez ve tek başına tanı koydurmaz. Bazı kişilerde ışık çakmaları ve uyuşma gibi aura belirtileri de ortaya çıkabilir. Bu işaretleri tanımak atakları yönetmeye yardımcı olabilir.
İlaç kullanımında gün sayısı risk ölçütü
Kronik migren, genellikle 3 aydan uzun süre ayda en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu günlerin en az 8'inde migren özelliklerinin bulunması durumunda düşünülmelidir. Basit ağrı kesicileri ayda 15 gün veya daha fazla, triptanları ya da bazı kombine ilaçları ayda 10 gün veya daha fazla kullanmak risk oluşturabilir. Bu kullanımın 3 aydan uzun sürmesi, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısına yol açabilir. Dağ, ilaç miktarını kişinin kendi kararıyla artırmak yerine hekime danışmasını önerdi.
Yetersiz uyku, uyku saatlerinin değişmesi, uzun süre aç kalma, susuzluk ve stres bazı kişilerde migren ataklarını tetikleyebilir. Hormonal dalgalanmalarla hava değişimleri de bazı kişilerde etkili olabilir. Tetikleyiciler kişiye özgü olduğu için belirli yiyecekleri herkese yasaklamak doğru değildir. Baş ağrısı günlüğüne ağrı günlerini, uyku düzenini, öğünleri ve kullanılan ilaçları kaydetmek, kişisel tetikleyicileri ve tedavinin etkisini değerlendirmeye yardımcı olabilir.
CGRP yolunu hedefleyen yeni nesil tedaviler, atakları önlemeye yönelik seçenekler arasında bulunuyor. Bu yöntemler, özellikle sık atak yaşayan, yaşam kalitesi belirgin etkilenen veya klasik koruyucu tedavilerden yeterli yarar görmeyen uygun hastalarda değerlendirilebilir. Tedavi seçimi kişinin sağlık durumu, atak sıklığı ve önceki tedavilere yanıtına göre kişiselleştirilmelidir. Dağ, düzenli uyku ve beslenme, yeterli su tüketimi, kişiye uygun fiziksel aktivite, ölçülü kafein ve stres yönetiminin migren takibine yardımcı olabileceğini de aktardı.
Saniyeler veya dakikalar içinde en şiddetli düzeye ulaşan ya da kişinin alışık olduğu ağrılardan belirgin biçimde farklı baş ağrıları acil değerlendirme gerektirir. Güç kaybı, yüzde kayma, konuşma veya bilinç değişikliği, nöbet, ateş, ense sertliği ve görme kaybı da uyarı işaretleri arasında. Bu belirtilerde ağrı kesici almakla yetinmek yerine acil sağlık hizmetine başvurulmalı.