WWF-Türkiye, 5 Eylül Uluslararası Akbaba Farkındalık Günü'nde akbabaların ekosistemler için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurum, Türkiye'de yaşayan dört akbaba türünü ve bu türlerin karşı karşıya olduğu tehditleri hatırlatarak vatandaşları doğa gözlemlerini kayıt altına almaya çağırdı.
Akbabalar ekosistemde neden önemli?
Hayvan leşleriyle beslenen akbabalar, güçlü mide asitleri sayesinde hastalık etkenlerini ortadan kaldırıyor. Bu özellikleri nedeniyle "doğanın temizlikçileri" olarak anılan akbabalar, leşleri çürümeden tüketerek sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkı sağlıyor. Yalnızca Amerika kıtasında akbabaların yılda yaklaşık 12 milyon metrik ton CO₂ eşdeğeri emisyonun atmosfere salınmasını önlediği; bunun yaklaşık 2,6 milyon otomobilin yıllık emisyonuna eşdeğer olduğu hesaplanıyor.
Türkiye'de hangi akbaba türleri var?
Avustralya ve Antarktika kıtaları hariç dünya geneline yayılmış 23 akbaba türü bulunuyor. Türkiye'de ise kara akbaba (Aegypius monachus), kızıl akbaba (Gyps fulvus), sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) ve küçük akbaba (Neophron percnopterus) yaşıyor.
Türkiye'de görülen en büyük akbaba türü olan kara akbaba, aynı zamanda dünyanın en ağır uçan kuşlarından biri olarak öne çıkıyor. Kanat açıklığı 250-310 cm, ağırlığı ise 6,3-11,5 kg arasında değişiyor. Yaşam alanlarının tahrip edilmesi ve besin kaynaklarının azalması, ortalama ömrü 30 yıl olan bu tür için en önemli tehditler arasında yer alıyor.
Kara akbabadan sonra Türkiye'de görülen en büyük tür olan kızıl akbabanın görme ve işitme duyuları oldukça gelişmiş durumda. Kanat açıklığı 230-280 cm, ağırlığı ise 6,2-10,5 kg arasında değişiyor. Rüzgâr türbinleri, elektrik telleri, çiftlik hayvanlarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, yaşam alanlarının tahribi ve zehirli et uygulamaları bu türün karşılaştığı başlıca riskler arasında bulunuyor.
Sakallı akbaba ise başlıca kemiklerle besleniyor. Kanat açıklığı 235-275 cm, ağırlığı ise 5-7 kg arasında değişiyor. Tarım ilacı kaynaklı ölümler, yüksek gerilim hatları kaynaklı çarpılmalar, kurşun zehirlenmesi, yasa dışı avcılık, besin kaynaklarının azalması, rahatsız edilme ve yaşam alanlarının daralması bu tür için tehdit oluşturuyor.
Türkiye'deki en küçük akbaba türü olan küçük akbaba ise nesli küresel ölçekte tehlike altında olan bir tür. Boyu 47-65 cm, ağırlığı yaklaşık 1,9 kg, kanat açıklığı ise 155-170 cm arasında değişiyor. Kayalıklara yuva yapan tür için kurşun zehirlenmesi, doğrudan ya da dolaylı zehirlenme, elektrik hatları ve rüzgâr türbinleriyle çarpışmalar ile popülasyon azalması başlıca tehditler arasında yer alıyor.
WWF-Türkiye'den vatandaş bilimi çağrısı
WWF-Türkiye Doğa Koruma Kıdemli Uzmanı Can Yeniyurt, akbabaların ekosistemlerin sağlıklı işleyişinde kritik görevler üstlendiğini belirterek, yaşam alanı kaybı, elektrik çarpması, enerji altyapılarıyla çarpışma ve zehirlenmenin türler için ciddi tehditler oluşturduğunu söyledi. Yeniyurt, son günlerde yaşanan elektrik çarpması vakalarının da bu risklerin güncelliğini gösterdiğini ifade etti.
Yeniyurt, vatandaşların Gözüm Doğada uygulamasıyla doğada karşılaştıkları türleri kayıt altına alarak koruma çalışmalarına katkı sağlayabileceğini vurguladı. Uygulama üzerinden paylaşılan gözlemlerin, tür kayıtlarının oluşturulmasına yardımcı olduğu ve toplanan verilerin ilgili kurumlar ile araştırmacılarla paylaşılabildiği belirtildi.