Kanser teşhis ve tedavisinde doğru görüntüleme yöntemi seçimi, hastalığın yaygınlığını ve davranışını anlamada kritik rol oynuyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Tarık Elri, yeni nesil moleküler görüntüleme yöntemlerinin bu süreçte önemli avantajlar sağladığını söyledi.
Kanser türüne göre görüntüleme yöntemi değişiyor
Dr. Tarık Elri, her kanserin aynı biyolojik özelliklere sahip olmadığını belirterek, bu nedenle her hastada aynı görüntüleme yönteminin kullanılmadığını ifade etti. Günümüzde tümörün biyolojik özelliklerine göre geliştirilen moleküler görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalığın yeri, yaygınlığı ve davranışı hakkında daha ayrıntılı bilgi elde edilebildiğini aktardı.
Moleküler görüntüleme yöntemlerinin temelinde, damar yoluyla verilen ve tümörün belirli özelliklerini hedef alan radyoaktif işaretleyici moleküller yer alıyor. Bu moleküller kanser hücresinin ya da tümör çevresindeki dokuların biyolojik özelliklerine bağlanıyor ve PET/BT cihazı bu bölgeleri görüntüleyerek klasik yöntemlerle belirlenmesi güç bazı odakların daha net değerlendirilmesini sağlıyor.
Ga-68 DOTATATE ve Ga-68 PSMA PET/BT öne çıkıyor
Dr. Tarık Elri, nöroendokrin tümörlerde ve prostat kanserinde tümör hücrelerinin yüzeyindeki özel reseptörleri hedefleyen görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını söyledi. Mide, pankreas, kalın bağırsak, karaciğer, özofagus ve meme kanseri gibi bazı tümörlerde ise tümörün çevresindeki bağ dokusunu hedefleyen FAPI molekülü sayesinde, standart görüntülemeye kıyasla bazı hastalarda hastalığın yaygınlığının daha güvenilir şekilde değerlendirilebildiğini belirtti.
Ga-68 DOTATATE yönteminin somatostatin reseptörlerini hedef alarak nöroendokrin tümörlerde; Ga-68 PSMA PET/BT'nin ise prostat spesifik membran antijenini hedef alarak prostat kanserinde tanı ve takipte kullanıldığını aktaran Elri, bu yöntemlerle milimetrik boyuttaki lezyonların ve lenf nodlarının dahi görüntülenebildiğini söyledi.
Görüntüleme tedavi planını da etkiliyor
Dr. Tarık Elri, bu yöntemlerin yalnızca tümörün yerini göstermediğini, aynı zamanda hastanın hedefe yönelik radyonüklid tedavilere uygun olup olmadığını belirlemeye de yardımcı olduğunu ifade etti. Elde edilen görüntülerin bazı hastalarda tedavi planını değiştirebildiğini, radyoterapi alanını daha net belirleyebildiğini ve hedefe yönelik tedavilere uygunluğu ortaya koyabildiğini söyledi.
Ga-68 FAPI PET/BT'nin ise doğrudan kanser hücresini değil, tümörün büyümesine ve yayılmasına destek olan çevre dokuyu görüntülediğini belirten Elri, bu yöntemin karaciğer, pankreas, mide, özofagus, kolon-rektum kanserleri, meme kanserinin bazı alt tipleri ve sarkomlar başta olmak üzere çok sayıda kanser türünde önemli bilgiler sağlayabildiğini kaydetti.
Dr. Elri, işlem sonrası hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini, radyasyon miktarının düşük olduğunu ve bilinen ciddi bir yan etki bulunmadığını da söyledi. Sadece önlem amacıyla işlem günü hamilelerden ve küçük çocuklardan uzak durulmasını önerdiklerini belirtti.