Hırsızlık suçundan yargılanan G.D.'nin "uyumak için girdim" savunması mahkemelerden döndü. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığa verilen hapis cezasını onadı.
Mahkeme, savunmayı hayatın olağan akışına aykırı buldu
Ev ve iş yerleri gibi özel mülklere hırsızlık amacıyla girip suçüstü yakalanan şüphelilerin sıkça başvurduğu "uyumak ve dinlenmek için girdim, sabıkamdan dolayı sözüme itibar edilmiyor" savunması bu dosyada da karşılık bulmadı. Hırsızlık için girdiği evde suçüstü yakalanan G.D. hakkında "Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli" suçundan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
Mahkeme, kapı ve pencere kilitlerinin zorlanması, duvar ve çatı gibi engellerin aşılması ile kesici aletler, eldiven, maske ya da çalınan eşyaların bulunmasının bu tür bir savunmayı çürüttüğünü değerlendirdi. Kararda, tanımadığınız birinin evine izinsiz girip uyumanın makul kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi temyiz istemini reddetti
Sanığın kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Ceza Dairesi'ne gitti. Daire, 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde temyizin ancak hükmün hukuka aykırı olması nedeniyle yapılabileceğini, 294. maddede ise temyiz sebebinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olması gerektiğinin düzenlendiğini hatırlattı.
Kararda, sanığın temyiz isteminin katılanın evine hırsızlık amacıyla girmediği, uyumak amacıyla girdiği, geçmiş sabıkasından dolayı sözlerine itibar edilmediği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmadığına dayandığı belirtildi. Sanık müdafiinin de beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki itirazlarının incelendiği, ancak hukuka aykırılık bulunmadığı kaydedildi.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik temyiz istemlerini esastan reddetti ve hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verdi.


