En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Dört haftadan uzun süren ses kısıklığına dikkat

Dört haftadan uzun süren ses kısıklığı ciddiye alınmalı. Uzmanlar, reflü, sigara ve sesin yanlış kullanımı gibi nedenlere karşı uyarıyor.

Dört haftadan uzun süren ses kısıklığına dikkat

Dört haftadan uzun süren ses kısıklığı, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan kaynaklansa bile ciddiye alınmalı. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, uzun süren ve tekrarlayan ses değişikliklerinde altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini söyledi.

Ses kısıklığı neden olur?

Ses kısıklığı; sesin boğuk, çatallı, nefesli ya da kısık çıkması olarak tanımlanıyor. Soğuk algınlığı, sesin yoğun kullanılması, reflü, alerjiler ve sigara kullanımı bu durumun sık görülen nedenleri arasında yer alıyor. Ses tellerindeki şişme, tahriş, hareket bozuklukları veya yapısal değişiklikler de sesin normalden farklı çıkmasına yol açabiliyor.

Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, ses kısıklığının tek başına bir hastalık olmadığını, farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirtti. Özellikle soğuk algınlığı veya üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ses tellerinde oluşan ödemin geçici değişikliklere neden olabileceğini ifade etti.

Hangi durumlarda doktora başvurulmalı?

Uzmanlara göre, üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı ses kısıklığı çoğu zaman geçici seyrediyor. Ancak ses değişikliği dört hafta içinde düzelmiyor ya da belirgin şekilde gerilemiyorsa, ses telleri ve gırtlak bölgesinin değerlendirilmesi gerekiyor. Daha ciddi bir hastalığı düşündüren belirtiler varsa dört haftanın beklenmesine gerek yok.

Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, "Ses kısıklığının süresi, değerlendirme açısından önemli bir göstergedir. Bir enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ses değişikliğinin giderek düzelmesi beklenir. Buna karşın dört haftayı aşan, tekrarlayan veya giderek belirginleşen ses kısıklığında nedenin ortaya konulması gerekir. Özellikle sigara kullanımı, mesleki olarak yoğun ses kullanımı, boyunda kitle, nefes almada güçlük veya yutma güçlüğü gibi bulguların eşlik ettiği durumlarda daha erken değerlendirme yapılmalıdır" dedi.

Ses kullanımına ve eşlik eden belirtilere dikkat

Öğretmenler, çağrı merkezi çalışanları, sanatçılar, avukatlar, sağlık çalışanları ve gün içinde uzun süre konuşmak zorunda olan kişilerde ses sorunları daha sık görülebiliyor. Gürültülü ortamlarda yüksek sesle konuşmak, uzun süre aralıksız konuşmak ve bağırmak ses telleri üzerinde yük oluşturabiliyor.

Yeterli sıvı tüketimi, uzun süreli ve yüksek sesli konuşmalardan kaçınmak ve sesi gerektiğinde dinlendirmek ses sağlığı açısından önem taşıyor. Sürekli boğaz temizleme alışkanlığının da ses tellerinde tahrişe yol açabileceği belirtiliyor.

Ses kısıklığına nefes almada veya yutkunmada güçlük, kanlı balgam, boyunda kitle ya da konuşurken ve yutkunurken ağrı eşlik ediyorsa değerlendirme geciktirilmemeli. Ani başlayan ve özellikle yoğun ses kullanımının ardından ortaya çıkan belirgin ses kaybı da dikkate alınmalı.

Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, ses değişikliğinin günlük yaşamın doğal bir parçası olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, nedeni açıklanamayan, tekrarlayan veya giderek artan ses kısıklığında gerekli değerlendirmelerin yapılmasının önem taşıdığını söyledi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin