En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Ders çalışmak istememenin altında başarı kaygısı olabilir

Ders çalışmak istememenin altında başarı kaygısı olabilir. Klinik Psikolog Cansu Kaya, öğrencilerde sınav kaygısı, motivasyon kaybı ve odaklanma sorunlarını anlattı.

Ders çalışmak istememenin altında başarı kaygısı olabilir

Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken ders çalışmakta zorlanan öğrencilerde görülen sınav kaygısı, motivasyon kaybı ve odaklanma güçlüğünün yalnızca isteksizlik ya da tembellik olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Klinik Psikolog Cansu Kaya, bu davranışların akademik beklentilerin arttığı dönemlerde çocukların yaşadığı psikolojik güçlüklerin bir yansıması olabileceğine dikkat çekti.

Sınav kaygısı başarıyı nasıl etkiliyor?

Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar ve gençler yeni hedefler ve sorumluluklarla karşı karşıya kalırken, bazı öğrenciler sınav kaygısı, başarı baskısı ve motivasyon kaybı nedeniyle ders çalışmakta zorlanabiliyor. Kaya, başarısızlık korkusu, aileyi hayal kırıklığına uğratma endişesi ve "Yeterince iyi değilim" düşüncesinin öğrencinin gerçek potansiyelini ortaya koymasını zorlaştırabildiğini söyledi.

Psikolog Cansu Kaya, kaygıyla başa çıkmak için öncelikle bu duygunun altında yatan nedenlerin anlaşılması gerektiğini belirterek, öğrencinin düşüncelerini fark etmesinin ve sınav sürecine yalnızca sonuç odaklı değil, gelişim odaklı yaklaşmasının desteklenebileceğini ifade etti.

Odaklanma sorunu her zaman ders çalışmamak değildir

Klinik Psikolog Cansu Kaya, dikkati toplamakta zorlanan bir çocuğu yalnızca daha fazla ders çalışmaya zorlamanın yeterli olmayacağını vurguladı. Uyku düzeni, yoğun stres, kaygı, ekran kullanımı, motivasyon kaybı, öğrenme güçlükleri ve duygusal sorunların dikkat becerilerini etkileyebileceğini söyledi.

Değerlendirme sürecinde çocuğun dikkat ve odaklanma becerilerinin gelişimsel öykü, aile ve okul gözlemleri, akademik performans ve gerekli görülen psikolojik değerlendirme araçlarıyla birlikte ele alındığını aktaran Kaya, amacın yalnızca sorun tespit etmek değil, güçlü yönleri ve desteklenmesi gereken alanları bütüncül biçimde değerlendirmek olduğunu kaydetti.

Ebeveynlere düşen görev ne?

Yeni eğitim öğretim yılında ebeveynlerin çocuklarına verebileceği en önemli desteğin yalnızca akademik başarıya değil, çabanın ve duygusal ihtiyaçların da görülmesine alan açmak olduğunu belirten Kaya, kıyaslamanın, sürekli eleştirinin ve yalnızca notlara odaklanmanın kaygıyı artırabileceğini ifade etti.

Kaya, "Çocuğu dinlemek, zorlandığı noktaları anlamaya çalışmak ve güvenli bir iletişim alanı oluşturmak daha destekleyici bir yaklaşım sunar. Bazen bir çocuğun daha fazla ders çalışmaya değil; anlaşılmaya, dinlenmeye ve doğru psikolojik desteğe ihtiyacı olabilir." dedi.

Klinik Psikolog Cansu Kaya, hedefin yalnızca akademik olarak başarılı çocuklar yetiştirmek olmaması gerektiğini, kendine güvenen, duygularını tanıyabilen, kaygısıyla baş edebilen ve potansiyelini doğru kullanabilen çocukların yetişmesinin de en az akademik başarı kadar önemli olduğunu vurguladı.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin