Çanakkale Boğazı'nda mavi denizanalarının son dönemde yoğun görülmesi üzerine ÇOMÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Ateş, denize girenleri canlıların özellikle kuyruk bölgesine temas etmemeleri konusunda uyardı.


Mavi denizanası teması kızarıklık ve yanmaya yol açabiliyor
Prof. Dr. Suat Ateş, Marmara ve Türk boğazlar sisteminde Rhizostoma Pulmo olarak bilinen mavi denizanasının yaygınlaşmaya başladığını belirtti. Türün insan sağlığı açısından zehirli olmadığını, ancak kuyruk bölümündeki tentaküllerde bulunan hücrelerden yayılan sıvının temas halinde anlık rahatsızlık verebildiğini ifade etti.


Ateş, denizanalarının su içinde fark edilmeyerek yüze çarpabileceğine dikkat çekerek, "İlk su içerisinde onu hissetmiyoruz ama kara ortamına çıktığımızda yoğun bir acı ve yanma hissediliyor" dedi. Temas sonrası yüzeyde kızarıklık, kaşıntı ve acı hissi oluşabileceğini kaydetti.

Çanakkale Boğazı'nda denizanaları neden arttı?
Mavi denizanalarının yüzeyde az görülse de 3-5 metre derinlik altında yoğun bulunduğunun söylendiğini aktaran Ateş, popülasyon artışında su sıcaklığı, tuzluluk, besleyici elementler, dalga ve akıntı hareketlerinin etkili olduğunu belirtti.


Bu canlıların çok temiz sularda yoğun popülasyon oluşturamadığını dile getiren Ateş, sistemdeki kirlilik etmenlerinin besleyici element girişini artırabildiğini söyledi. Kirliliğin azaltılmasının denizanası yoğunluğunu belli oranda düşürebileceğini, ancak türün tamamen ortadan kaldırılmasının besin zincirinde anomalilere yol açabileceğini vurguladı.


Denize girenlere yön değiştirme önerisi
Vatandaşların denizde mavi denizanası gördüklerinde mümkün olduğunca yön değiştirmesini isteyen Ateş, özellikle şemsiye ve kuyruk bölgesine temas edilmemesi gerektiğini ifade etti. Türün Karadeniz ekosisteminde pelajik balıkların larva ve yumurtalarını, ayrıca fito ve zooplankton türlerini tüketebildiğini de belirtti.