En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Beslenirken aşırı terleme çocukta kalp hastalığı belirtisi olabilir

Beslenirken aşırı terleme, çabuk yorulma ve morarma çocukta doğuştan kalp hastalığı belirtisi olabilir. Prof. Dr. Osman Yılmaz erken tanının önemini anlattı.

Beslenirken aşırı terleme çocukta kalp hastalığı belirtisi olabilir

Çocuklarda doğuştan kalp hastalığı erken dönemde fark edildiğinde tedavi ve takip süreci daha sağlıklı ilerleyebiliyor. VM Medical Park Ankara Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, beslenirken aşırı terleme, çabuk yorulma, hızlı nefes alma, morarma ve kilo alamama gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Yenidoğanda hangi belirtiler önem taşıyor?

Prof. Dr. Yılmaz, doğuştan kalp hastalıklarının her zaman doğumdan hemen sonra belirti vermeyebileceğini belirterek özellikle yenidoğan dönemindeki bulgulara dikkat çekti. Emme sırasında çabuk yorulma, beslenirken aşırı terleme, hızlı veya zor nefes alma, dudaklarda ya da tırnaklarda morarma ve yeterli kilo alamama bu belirtiler arasında yer alıyor.

Yılmaz, bazı kalp hastalıklarında kalbin iş yükünün arttığını ve bunun bebeğin beslenmesini ile büyümesini olumsuz etkileyebildiğini ifade etti. Bu nedenle ilk aylarda beklenen kilo artışının sağlanamamasının yalnızca beslenme sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Büyük çocuklarda kalp hastalığı belirtileri

Daha büyük çocuklarda ise belirtilerin farklı olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Osman Yılmaz, yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulma, koşarken nefes nefese kalma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı ve bayılmanın önemsenmesi gerektiğini aktardı. Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve doktor muayenesinde duyulan kalp üfürümünün de değerlendirme gerektirebileceğini söyledi.

Aile öyküsünün de önemli olduğunu belirten Yılmaz, ailede doğuştan kalp hastalığı, genç yaşta ani kalp ölümü, kalp kası hastalığı veya ritim bozukluğu bulunan bireylerin olmasının çocuk açısından dikkate alınması gerektiğini kaydetti. Gerekli durumlarda EKG, ekokardiyografi veya ritim incelemeleriyle kalp sağlığının değerlendirilebileceğini ifade etti.

Fetal ekokardiyografi ile erken tanı mümkün

Prof. Dr. Yılmaz, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde bazı doğuştan kalp hastalıklarının anne karnında fetal ekokardiyografi ile tespit edilebildiğini söyledi. Bu incelemede bebeğin kalp odacıkları, kapakları, büyük damarları, kan dolaşımı, kalp ritmi ve pompalama fonksiyonunun ayrıntılı olarak değerlendirilebildiğini aktardı.

Yılmaz, fetal ekokardiyografinin her gebelikte rutin olarak gerekli olmayabileceğini, ancak anne adayında diyabet bulunması, ailede doğuştan kalp hastalığı öyküsü olması, gebelik ultrasonunda kalple ilgili şüpheli bulgu saptanması, bebekte ritim bozukluğu görülmesi, bazı kromozom hastalıklarından şüphe edilmesi veya bebeğin başka organlarında anomaliler bulunması halinde önerilebileceğini belirtti.

Erken tanının doğumun uygun merkezde planlanmasına katkı sağladığını söyleyen Prof. Dr. Osman Yılmaz, yenidoğan, çocuk kardiyolojisi ve gerektiğinde çocuk kalp cerrahisi ekiplerinin doğuma hazırlıklı olabildiğini ifade etti. Şüpheli her bulgunun ciddi hastalık anlamına gelmediğini de vurgulayan Yılmaz, ailelerin hekim değerlendirmelerine göre hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Yılmaz, beslenirken aşırı yorulan veya kilo alamayan bebeklerin, yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan çocukların, egzersiz sırasında bayılma veya göğüs ağrısı yaşayanların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ailelere sağlık kontrollerini aksatmama çağrısında bulundu.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin