63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali yarışmalarındaki altı uzun metrajlı film, dün Antalya'da izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin ardından film ekipleri seyircilerin sorularını yanıtladı.

"Bizim filmimizde başrol yok desek yeridir" diyen yönetmen Sinan Sertel, bilim kurgu filmi Elisa için türü kendi toprakları üzerinden anlattıklarını söyledi. Dünya prömiyerini festivalde yapan filmin gösterimi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'nda yapıldı.


Elisa ekibi 30 kilometrekarelik mağarada çalıştı
Sertel'e söyleşide senarist Selman Kılıçaslan, oyuncular Sabahattin Yakut, Cemil Büyükdöğerli, Berfu Öngören, Ekin Türkmen, Mehmet Çepiç, Serkan Altıntaş ve çocuk oyuncu Defne Doğar eşlik etti. Kurgucu Naim Kanat da ekipte yer aldı. Sertel, filmde tek bir ana karakter yerine herkesin hikâyesine, "ölülerin bile" hikâyesine girdiklerini anlattı.

Yakut, çekimler sırasında "30 kilometrekarelik bir mağara içinde bütün günümüzü geçiriyorduk" dedi. Öngören, rolün kendisine oyunculukta neleri yapıp yapamadığını görme imkânı verdiğini söylerken Türkmen, madende çalışmanın klostrofobisi nedeniyle zor geçtiğini anlattı. Türkmen'in sözleriyle, "Fizikî risklerin yanında psikolojik olarak da çok zor bir iş." Çepiç ise alışık olduğu mafya babası, MİT mensubu ve benzeri rollerden farklı bir karakter oynadığını, senaryodan etkilendiğini söyledi. Yönetmen yardımcısı Vural'ın çekimlerin son günü sorduğu filmle ilgili tek kelimelik yanıtı "şükretmek" olmuştu. Kanat, kurgunun senaryoyla birlikte şekillendiğini ve erken Hıristiyanlık ile İslam dönemlerinin hikâyeye eklendiğini belirtti.

Ulusal yarışmada yer alan Kadim Mavi filminin gösterimi de Aspendos Salonu'nda yapıldı. Yönetmen Emir Ziyalar, yapımcı Ahmet Ziyalar, uygulayıcı yapımcı Deniz Bilol Büyükgüral, oyuncular Umut Aksoy, Merve Kaya, Barış Kolik, Bilgi Aydoğmuş, Musa Öztep ve Öykü Su Okur ile sanat yönetmeni Natali Yeres, gösterim sonrası soruları yanıtladı.


"Kendi mitolojimizi örmeye yönelik"
Ziyalar, filmde izleyicinin tek bir anlamı bulmasını beklemediğini söyleyerek, "Herkesi filmde kendi anlamını aramaya davet ediyorum" dedi. Yönetmen, geleneksel Yunan mitolojisinden uzak durup kendi topraklarının mitolojisine yöneldiklerini anlattı. Yeres de objelerin sıfırdan tasarlandığını ve film için kendi mitolojik kahramanlarını oluşturduklarını söyledi.

Hüseyin Karabey'in yönettiği Hakikatin Ölümü de ulusal yarışmada gösterildi. Karabey'e oyuncular Mert Fırat, Mehmet Günsür, Yağmur Elif Seber, Ümit Çırak, Emre Yıldızlar ve Taylan Karabey'in yanı sıra görüntü yönetmeni Orçun Özçelik, yardımcı yönetmen Ali Çakmak, sanat yönetmeni Çağlar Narler, uygulayıcı yapımcı Serdal Doğan ve yapımcılar Doruk Acar, Cem Doruk, Ozan Kılavuz ile Abdullah Bozan eşlik etti.

İki eski dostun yüzleşmesini anlatan filmde Fırat, karakterini savunmanın oyunculuğun bir parçası olduğunu söyledi. Günsür, gerçek kişileri ve duyguları anlatırken sorumluluk taşıdıklarını, "Bir şeyleri unutmamak lazım" sözleriyle dile getirdi. Karabey'e göre sanat, geçmişte yaşananların yeniden bilinmesine aracılık edebilir. Emekli bir emniyet görevlisini canlandıran Çırak ise karakterinin yalnızca bir dosyayı kapatmak istediğini, ancak dosyanın kapanmadığını anlattı.


Yarışma gösterimlerinde ayrıca Babalarımdan Biri Ay'dır, Umut Işığı ve Riverstone filmleri de seyirciyle buluştu.