Akıllı yara örtüsü, yara bölgesindeki pH değişimini renk değişimiyle görünür kılarak iyileşme sürecinin ve enfeksiyon riskinin takibini desteklemek üzere Bursa Teknik Üniversitesi'nde geliştiriliyor. TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü tarafından desteklenen proje kapsamında bir prototip tasarlanması hedefleniyor.

BTÜ'nün akıllı yara örtüsü nasıl çalışacak?
"Lokalize Sensör Yapısına Sahip pH-Duyarlı Akıllı Yara Örtüsünün Tasarımı ve Optimizasyonu" başlıklı projenin yürütücülüğünü Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Türe, araştırmacılığını ise Doç. Dr. Ayşenur Yeşilyurt üstleniyor.
Projenin dayanağı, yara iyileşmesi sırasında bölgedeki pH değerinin değişebilmesi ve bu değişimin iyileşme süreciyle enfeksiyon riski hakkında bilgi sağlayabilmesi. Özellikle enfekte yaralarda pH değerinin yükselmesi, sağlık profesyonellerinin takip ettiği göstergeler arasında yer alıyor. Geliştirilecek örtüde bu değişimin gözle fark edilebilir olması amaçlanıyor.

Sensör ve prototip özellikleri test edilecek
pH değişimini algılayan sensörün örtünün tamamına değil, belirli bir bölümüne yerleştirilmesi planlanıyor. Bu tasarımla renk değişiminin daha kolay görülmesi, örtünün dayanıklılığının korunması ve farklı katmanların uyumunun artırılması hedefleniyor.

Örtünün temelinde su tutabilen ve film oluşturabilen PVA/CMC esaslı polimer sistem kullanılacak. Sensör bölümü ise kitosan içinde doğal pigmentlerden yararlanılarak oluşturulacak.
Prototipin sıvı tutma kapasitesi, pH değişimini iletme hızı ve doğruluğu, dayanıklılığı, ışık geçirgenliği ile renk değişiminin korunma süresi test edilecek. Sonuçlara göre tasarımın optimize edilmesi ve kullanılabilir bir prototipe dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje sonunda, yara bölgesine ek müdahalede bulunmadan iyileşme süreci ve enfeksiyon gelişiminin görsel takibini destekleyecek bir örtü ortaya çıkarılması amaçlanıyor.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitedeki araştırmaların toplumsal ihtiyaçlara yönelik somut çıktılara dönüşmesinin önemini vurguladı. Çağlar, TÜBİTAK destekli projelerin araştırma kültürüne ve üniversitenin bilimsel üretim kapasitesine katkı sağladığını belirtti.