Eğitim-Bir-Sen, 2026 YKS ilk ve ek yerleştirme sonuçlarının yükseköğretimde kontenjan politikasının yeniden ele alınması gerektiğini gösterdiğini açıkladı. Sendika, devlet üniversitelerinde kontenjanlar büyük ölçüde dolsa da kayıt yaptırmayan adaylar nedeniyle 30 binin üzerinde kontenjanın yeniden boş kaldığına dikkat çekti.
2026 YKS ek yerleştirmede 110 bin kontenjan ayrıldı
Sendikanın değerlendirmesine göre 2026 YKS'ye yaklaşık 2 milyon 426 bin aday başvurdu. Devlet üniversitelerindeki örgün program kontenjanlarının yaklaşık yüzde 99'u dolarken, örgün lisans programlarında yalnızca 2 bin 255 kontenjan boş kaldı.
Vakıf yükseköğretim kurumlarında genel kontenjanların yaklaşık yüzde 80'i doldu, ilk yerleştirmede 35 bin 706 kontenjan boş kaldı. 17 Eylül tarihinde açıklanan ek yerleştirme kontenjanlarında ise ön lisans düzeyinde yaklaşık 62 bin, lisans düzeyinde yaklaşık 48 bin olmak üzere toplam 110 bin kontenjan yer aldı.
Devlet üniversitelerinde kontenjanlar üç yılda yüzde 36 azaldı
Eğitim-Bir-Sen, devlet üniversitelerindeki kontenjan sayısının açık öğretim hariç 2023'e göre yaklaşık 264 bin azalarak 730 bin seviyesine indiğini bildirdi. Toplam kontenjanlarda son üç yılda yaklaşık yüzde 36 düşüş yaşandığı belirtildi.
Azalmada ikinci öğretim programlarının 2024'ten itibaren kapatılması, ilk yerleştirmede dolmasına rağmen kayıt yaptırılmayan kontenjanlar ve bazı programların mezuniyet sonrası istihdamla bağının zayıflaması etkili oldu. Sendika, kontenjan azaltılmasının tek başına arz-talep dengesinin sağlandığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Kayıt yaptırmayan adaylar için yeni kontenjan planlaması talebi
İlk yerleştirmede devlet üniversitelerine yerleştiği halde kayıt yaptırmayan aday sayısının 30 binin üzerinde olduğu kaydedildi. Açık öğretim hariç devlet üniversitelerinde ek yerleştirme için yaklaşık 22 bin 500 ön lisans ve 10 bin lisans kontenjanı ayrıldı.
Açıklamada, kontenjanların öğrencilerin gerçek tercihleri, programların istihdam kapasitesi, bölgesel ihtiyaçlar, üniversitelerin akademik ve fiziki imkanları ile ülkenin insan kaynağı planlaması dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Eğitim-Bir-Sen, asıl meselenin yüksek doluluk oranlarından çok, yerleşen adayların neden kayıt yaptırmadığı ve bazı programların neden sürdürülebilir öğrenci talebi oluşturamadığı olduğunu bildirdi.