TCMB Başkanı Fatih Karahan, fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık sistemi ve diğer finansal piyasalarla etkileşimini izlediklerini, likidite imkanlarını gözden geçirdiklerini söyledi ve açıklamayı Ankara'da düzenlenen Ekonomi Buluşması'nda yaptı.
"Fiyat istikrarı ve finansal istikrar birbirini tamamlayan iki unsurdur" diyen Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığın kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. TÜGİAD Ankara ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) düzenlediği programda ekonomideki güncel gelişmeler ve iş dünyasının beklentileri ele alındı.
Enerji fiyatları enflasyon üzerindeki baskıyı artırıyor
Karahan'ın değerlendirmesine göre enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonu doğrudan ve ulaştırma hizmetleri üzerinden dolaylı etkiliyor. Petrol fiyatları savaş öncesi seviyesinin üzerinde seyrederken doğal gaz fiyatları bu seviyenin yaklaşık üç katına çıktı. Rafineri marjlarındaki artış da özellikle motorin fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Sıkı para politikasının iç talepteki yavaşlama yoluyla dezenflasyonu desteklediğini belirten Karahan, savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde yükselen ana eğilimin temmuzdan itibaren gerilediğini ve yıllıklandırılmış ana eğilimin ekim itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine inerek mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında kaldığını söyledi. Karahan, "Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşumuzu koruyoruz" dedi.
Enerji enflasyonu savaşın etkisiyle yüzde 51,4'e yükselirken kira enflasyonu geçen yılki yüzde 66 düzeyinden ekimde yüzde 40'ın altına geriledi ve ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyon yüzde 42,5 oldu. Haberleşme hizmetlerindeki enflasyon da geçen yıla göre 20 puan artarak yüzde 43'e ulaşırken Karahan, kira artışlarının son aylarda yavaşlamasının hizmet enflasyonundaki gerilemeyi desteklediğini söyledi.

Karahan'a göre gıda enflasyonundaki gerilemede tarımsal üretimdeki toparlanma etkili olurken taze meyve ve sebze fiyatları oynaklığını koruyor. Altın hariç perakende satışlardaki büyüme üçüncü çeyrekte yavaşladı. Karahan, iç talepteki yavaşlama, turizm gelirleri ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşmenin cari dengeyi desteklediğini, 2026'da cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında kalacağını söyledi.
Bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlandı
Fon piyasasındaki gelişmeler üzerine TCMB, haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarını artırdı, bankalar arası para piyasasında bankaların borç alabilme limitlerini güncelledi ve teminat iskonto oranlarını düşürdü. Zorunlu karşılık uygulamasındaki değişiklikle Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke hesap oranları azaltıldı. KOBİ kredilerinin kredi büyüme sınırları yükseltildi ve özel sektör tahvillerinin itfasına yönelik krediler de büyüme sınırından muaf tutuldu.
Karahan, fon çıkışlarının özel sektör borçlanma araçlarına talebi azalttığını ve refinansman riski yarattığını anlattı. "Gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri proaktif bir şekilde alacağız" diyen Karahan, son dönemdeki fon piyasası gelişmelerinin ardından finansal sisteme ve Türk lirasına güvenin güçlü seyrettiğini ifade etti.
Türk lirası mevduatın toplam mevduattaki payı yüzde 60'ın üzerine çıktı ve son dönemde yüzde 61'i aştı. Brüt rezervler 27 Şubat'taki 210 milyar dolar seviyesinden 30 Ekim'de 158 milyar dolara geriledi. Düşüşün 30 milyar dolarlık kısmı altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandı.
Program, "İş Dünyasının Gözüyle: Ekonomide Beklentiler ve Fırsatlar" paneliyle devam etti.