Yunus Emre Enstitüsü'nün 2026 Türkçe ve Türkoloji Yaz Okulları programı, 50 farklı ülkeden gelen 224 uluslararası öğrencinin İstanbul Boğazı'ndaki tekne turuyla tamamlandı. Bir ay süren programda öğrenciler hem Türkçe öğrendi hem de Türkiye'nin kültürel mirasını yakından tanıdı.

Türkçe ve Türkoloji Yaz Okulları İstanbul'da sona erdi
Yunus Emre Enstitüsü tarafından her yıl Türkiye'yi, Türk dilini, kültürünü ve sanatını yurt dışında tanıtmak amacıyla düzenlenen program, 6-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirildi. Katılımcılar bir ay boyunca Türkçe eğitimi alırken, Türkiye'nin tarihi, kültürel ve sanatsal değerlerini de deneyimledi.

Kapanış etkinliği İstanbul Boğazı'nda düzenlenen tekne turuyla yapıldı. Müzik eşliğinde keyifli anlar yaşayan öğrenciler, Boğaz manzarasında hatıra fotoğrafları çekti.

Yunus Emre Enstitüsü'nden "gönülden gönüle" vurgusu
Kapanış programında konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Cahid Şenel, öğrencilerin farklı coğrafyalardan gelerek ortak bir bağ kurduğunu söyledi. Şenel, "Mekan olarak Türkiye'de, Türk dilinde gönülden gönüle aslında birleşmiş olduk. Kiminiz Ürdün'den, Mısır'dan, kiminiz Litvanya'dan, Romanya'dan hepiniz geldiniz. Dolayısıyla bizim hedeflediğimiz, amaçladığımız birliği, beraberliği Yunus Emre'nin söylediği 'gönülden gönüle' köprüyü kurmak adına bir arada bulunduk." dedi.

Şenel ayrıca öğrencilerin bir ay boyunca çeşitli şehirlerde kurslar gördüğünü, son olarak İstanbul'da bir araya geldiklerini belirterek emeği geçen tüm birimlere teşekkür etti.

Öğrenciler Türkiye'deki deneyimlerini anlattı
Pakistan'dan programa katılan Syed Taha Mukarram Ali Kazmi, müzeleri ve tarihi yerleri gezdiklerini, baskı yapmayı, Karagöz ve hacivat oyununu ve ebru sanatını öğrendiklerini söyledi. Kazmi, Tokat'tan ayrılırken duygulandıklarını belirterek, "İyi ki gelmişim Türkiye'ye. Türk insanlarını çok sevdim." ifadelerini kullandı.

Rusya'dan gelen Aygül Dzhaieva ise Malatya'da çok güzel zaman geçirdiklerini, Türk mutfağını yakından tanıdıklarını ve ebru sanatı yaptıklarını anlattı. Dzhaieva, "Lahmacun hazırladık ve çiğ köfte yapmayı denedik" dedi.