TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 bütçe teklifini ve 2025 kesin hesap teklifini kabul etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, komisyonda emeklilere enflasyon artışının üzerinde imkân sağlamayı esas aldıklarını söyledi.
"Özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik" diyen Yılmaz, düzenleme seçenekleri üzerinde kurumların teknik çalışmalarının sürdüğünü, çalışmanın henüz tamamlanmadığını kaydetti. Otomatik enflasyon artışlarının dışında emeklilere yönelik düzenlemenin kanunla yapılması gerektiğini belirtti. Bütçe açığının bu yıl sonu için yüzde 3,1 beklendiğini, gelecek yıl yüzde 3,5 olarak planlandığını açıkladı.

Büyüme yüzde 5,3, kamu borcu yüzde 22
Komisyon, Başkan Mehmet Muş yönetiminde toplandı; bütçe teklifinin geneli, kesin hesap teklifi ve Sayıştay raporları görüşüldü. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, yapıcı eleştirilerden yararlanacaklarını söyledi. Türkiye ekonomisinin son 25 yılda yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü, 2020-2025 dönemindeki yüzde 5,2'lik ortalamanın da küresel büyümenin üzerinde kaldığını belirtti. Dünya büyümesini yüzde 3,5 olarak verdi.
Kamu borcunun milli gelire oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 90'ın, gelişmekte olanlarda yüzde 70'in üzerinde; Türkiye'de ise yüzde 22 civarında. Yılmaz, rezervlerin dış şoklara karşı destek sağladığını ve ülkenin yaklaşık 170 milyar dolarlık rezervi bulunduğunu söyledi. Bankacılık sisteminin sermaye yeterlilik oranları bakımından sağlıklı olduğunu da ekledi.
Devletin dijital ve teknolojik dönüşüm döneminde rolünü yeniden tanımlaması gerektiğini savunan Yılmaz, yerli üretimin, tedarik kaynakları ve pazarların çeşitlendirilmesinin ekonomik dayanıklılık açısından önemini anlattı. Sosyal harcamalardaki artışın yoksulluğun yükselmesinden değil, sosyal devlet anlayışının güçlenmesinden kaynaklandığını söyledi. Valiliklerin periyodik yardımlarını, 65 yaş üstü maaşlarını, engellilere sunulan hizmetleri ve sosyal konutları örnek verdi; AK Parti iktidarının 25 yıllık döneminde sosyal devletin güçlendiğini kaydetti.

Fon ödemelerinde 68 milyar lira dağıtıldı
Yılmaz, atıl iş gücünün arttığını ve bu konuda tedbirler bulunduğunu söyledi. Faiz giderlerinin bütçe içindeki payının, özellikle deprem bağlantılı harcamaların borçlanmaya etkisiyle yüzde 14 seviyesine çıktığını, orta vadede düşmesini beklediklerini belirtti. Vergi adaletini gözetirken lüks ürünlere daha fazla vergi uygulandığını da aktardı.
Sermaye piyasalarındaki fon krizine ilişkin olarak Devlet Denetleme Kurulunun sahada inceleme yaptığını, adli mekanizmaların da devreye girdiğini söyledi. Tasfiyesi tamamlanan üç şirketin ardından A1 Capital, Bulls, Pardus ve Hedef ile bunların altındaki 93 fon için ödeme yapıldığını açıkladı. 23 Ekim itibarıyla 71 bin 899 hesaba toplam 68 milyar lira ödenmişti.

Tera'nın tasfiyesinden İş Bankası sorumlu. Pusula ve Atlas için ise Ziraat Bankası hazırlıklarını yaptı; Atlas'ın olağan tasfiyeye girip girmeyeceği tartışılıyor. Olağanüstü tasfiyede 1 milyon liraya kadar ödemelerin Cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası kanalıyla başlaması, nakitlerin bir iki hafta içinde değerlendirilmesi ve sürecin kasım ayı ortalarına kadar tamamlanması bekleniyor. Yılmaz, bu ödemeler için 125 milyar lira net yatırım tutarı bulunduğunu, fahiş ya da haksız kazançlardan geri alınan miktarın ise 11 milyar liraya ulaştığını söyledi. Fon varlıkları, geri kazanılan kaynaklar ve TMSF'ye devredilen tedbirli varlıklar ödemelerin diğer kaynaklarını oluşturacak.
Yılmaz, Kalkınma Yolu, Zengezur ve Orta Koridor ile Hicaz Demiryolu güzergâhı ve Karadeniz'de oluşturulacak yeni hatlardan söz etti; GAP, DAP, KOP ve DOKAP yatırımlarının süreceğini söyledi. Komisyon, iki bütçe teklifini yapılan görüşmelerin ardından kabul etti.