En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Tatilde çocuklarda rutin bozulmamalı: Uzmandan önemli uyarılar

Selami Bayrakdar, yaz tatilinde çocuklarda rutin bozulmaması gerektiğini söyledi. Uzman; uyku, ekran süresi, beslenme ve güvenlik için önemli uyarılar yaptı.

Tatilde çocuklarda rutin bozulmamalı: Uzmandan önemli uyarılar

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Selami Bayrakdar, yaz tatilinde çocukların uyku, beslenme, ekran kullanımı ve fiziksel aktivite düzeninin tamamen serbest bırakılmaması gerektiğini söyledi. Bayrakdar, tatilde rutinin tamamen kaldırılmaması, sadece biraz esnetilmesi gerektiğini vurguladı.

Tatilde çocukların düzeni neden bozulmamalı?

Liv Hospital Vadistanbul Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Selami Bayrakdar, okul döneminde ders saatleri, servis, kahvaltı, akşam yemeği ve yatış saatlerinin çocuklar için doğal bir sınır oluşturduğunu, tatille birlikte bu sınırların ortadan kalkabildiğini belirtti.

Bayrakdar'a göre tatilde en sık görülen değişiklikler daha geç yatma ve uyanma, öğün atlama, abur cubur tüketiminde artış, kontrolsüz ekran süresi ve özellikle evde kalan çocuklarda fiziksel aktivitenin azalması oluyor. Temel uyku ve günlük yaşam ritminin bozulmasının ise huzursuzluk, uyku kalitesinde düşüş, dikkat ve odaklanma sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.

Uyku, ekran ve beslenmede nelere dikkat edilmeli?

Bayrakdar, çocukların tatilde bir miktar daha geç yatıp daha geç kalkabileceğini ancak birkaç hafta içinde gece ile gündüzün yer değiştirmesinin doğru olmadığını söyledi. Okul dönemine göre uyku ve uyanma saatlerinde yaklaşık bir saatlik esnemenin çoğu çocuk için sorun oluşturmayacağını, önemli olanın yaşa uygun toplam uyku süresi ve düzenli ritmin korunması olduğunu dile getirdi.

Telefon ve tabletlerin yatak odasında bulunmaması gerektiğini belirten Bayrakdar, yatmadan önceki son bir saatin mümkün olduğunca ekransız geçirilmesini önerdi. Ekran süresinde çocuğun yaşı kadar ekranın nasıl ve ne amaçla kullanıldığının da önemli olduğunu söyleyen uzman, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2 yaşın altındaki çocuklarda ekran kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmasını; 2-4 yaş grubunda ise günlük ekran süresinin bir saati geçmemesini, mümkünse daha kısa tutulmasını önerdiğini aktardı.

Okul çağındaki çocuklarda ise ekranın uykunun, fiziksel aktivitenin, ailece geçirilen zamanın ve yüz yüze iletişimin yerini almaması gerektiğini belirten Bayrakdar, tatilin "sınırsız ekran dönemi" olmaması gerektiğini söyledi. Sınır koyarken yasaklayıcı bir dil yerine alternatif sunan bir yaklaşımın daha doğru olacağını ifade etti.

Fiziksel aktivite, güneş ve havuz güvenliği

Düzenli fiziksel aktivitenin kemik ve kas gelişimini desteklediğini vurgulayan Bayrakdar, Dünya Sağlık Örgütü'nün 5-17 yaş grubundaki çocuk ve ergenlerin hafta genelinde ortalama olarak günde en az 60 dakika orta veya yüksek yoğunlukta fiziksel aktivite yapmasını önerdiğini hatırlattı. Yüzmek, bisiklete binmek, yürümek, parkta oynamak ve top oynamak gibi aktivitelerin çocuklar için değerli olduğunu söyledi.

Sıcak havalarda çocuğun su istemesinin beklenmemesi gerektiğini belirten Bayrakdar, gün içinde düzenli aralıklarla su teklif edilmesini, yoğun fiziksel aktivitenin serin saatlere bırakılmasını ve sık molalar verilmesini önerdi. Güneşten korunmada gölge, şapka ve uygun giysinin ilk basamak olduğunu, altı ay ve üzerindeki çocuklarda açıkta kalan bölgelere geniş spektrumlu, en az SPF 30 güneş koruyucu uygulanması gerektiğini ifade etti.

Yaz aylarında havuz ve denizle ilişkili olarak dış kulak yolu enfeksiyonu, gastroenteritler ve bazı deri-göz enfeksiyonlarının görülebildiğini söyleyen Bayrakdar, havuz suyunun temizliği ve dezenfeksiyonunun önemine dikkat çekti. Çocuğun ishal varsa havuza girmemesi gerektiğini, havuza girmeden önce duş alınmasını ve yüzme sonrasında kulakların iyice kurulanmasını önerdi.

Bayrakdar, havuz ve denizde en ciddi riskin boğulma olduğunu belirterek, küçük bir çocuğun yanında bir yetişkinin yalnızca bulunmasının yeterli olmadığını, çocuğun kesintisiz şekilde takip edilmesi gerektiğini söyledi. Telefonla ilgilenmek için birkaç dakikalık dikkatsizliğin bile ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Tatil ikinci bir okul dönemi olmamalı

Yaz tatilinin ikinci bir okul dönemine dönüşmemesi gerektiğini söyleyen Bayrakdar, çocukların dinlenmeye, oyun oynamaya ve okul temposundan uzaklaşmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Ancak "üç ay boyunca kitap kapağı açmasın" yaklaşımının da doğru olmadığını belirtti.

Öğrenme kaybını önlemenin en sağlıklı yolunun öğrenmeyi hayatın doğal akışına entegre etmek olduğunu söyleyen uzman, yaşına uygun kitap okumak, ailece kelime veya kutu oyunları oynamak, seyahat edilen yerlerin tarihini araştırmak, alışverişte para hesabı yapmak ve yemek yaparken ölçüleri kullanmak gibi günlük aktivitelerin öğrenmeyi destekleyebileceğini aktardı.

Bayrakdar, "Çocuk biraz daha geç yatabilir ama gece-gündüz düzeni bozulmasın. Dondurma yiyebilir ama ana öğünlerin yerini atıştırmalıklar almasın. Tablet kullanabilir ama hareketin, uykunun ve arkadaşlarının yerini ekran doldurmasın. Ders yükü azaltılabilir ama kitap, merak ve öğrenme tamamen hayatından çıkmasın." dedi.

Uzman, tatilin amacının çocuklara üç ay boyunca kuralsız bir hayat sunmak değil; onları dinlendirmek, hareket ettirmek, yeni deneyimler kazandırmak ve yeni okul dönemine bedenen ve ruhen hazırlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin