Yeterli uykuya rağmen geçmeyen sürekli yorgunluk, günlük yaşamı etkiliyorsa altta yatan nedenlerin araştırılması gerekiyor. Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yorgunluğun 10 önemli nedenini anlattı.
Sürekli yorgunluk hangi hastalıkların habercisi olabilir?
Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yorgunluğun tek başına bir hastalık olmadığını, vücudun verdiği önemli bir sinyal olabileceğini söyledi. Özellikle sabah bitkin uyanma, hafta sonu dinlenmeye rağmen toparlanamama ve gün içinde enerji düşüklüğünün sürmesi durumunda bunun basit bir halsizlik olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlara göre demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği, D vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları, uyku apnesi, diyabet, depresyon, stres, romatizmal hastalıklar, böbrek hastalıkları ve bazı kronik rahatsızlıklar sürekli yorgunluğun arkasında yer alabiliyor.
Demir eksikliği, B12 ve tiroit kontrol edilmeli
Demir eksikliğinin özellikle kadınlarda sık görüldüğünü belirten Turşak, ileri düzeyde demir eksikliğinin kansızlığa yol açabileceğini, kansızlık gelişmeden de halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve saç dökülmesi yapabileceğini ifade etti. Özellikle yoğun adet kanaması olan kadınlarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.
B12 vitamini eksikliğinin de baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon sorunu ve bazı nörolojik yakınmalarla birlikte yorgunluğa neden olabileceğini aktaran Turşak, folat ve D vitamini eksikliğinin de benzer şikâyetler oluşturabileceğini belirtti. Tiroit hormonlarının yetersiz üretildiği hipotiroit durumunda ise üşüme, kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi ve uyku hali görülebileceğini kaydetti.
Horlama, uyku apnesi ve kan şekeri ilişkisi
Gece yeterince uyunduğu halde sabah dinlenememek ve gün içinde uyuklama hali yaşamak, uyku apnesinin işareti olabilir. Uzm. Dr. Turşak, yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi ve sabah baş ağrısı gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Sürekli yorgunluğun diyabetle de ilişkili olabileceğini belirten Turşak, sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo değişiklikleri ve bulanık görme varsa kan şekerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yetersiz sıvı tüketimi, düzensiz öğünler ve aşırı işlenmiş gıdalar da enerji düşüklüğünü artırabiliyor.
Depresyon, stres, eklem ağrılarıyla seyreden romatizmal hastalıklar ve kronik böbrek hastalıkları da uzun süren yorgunlukta göz önünde bulundurulmalı. Turşak, uzun süren ve açıklanamayan yorgunluğa istemsiz kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, kitle, dışkılama veya idrar alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren öksürük ya da olağandışı kanamalar eşlik ediyorsa hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.
Uzman isim, haftalarca süren ve günlük yaşamı etkileyen yorgunluğun normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek, gerekli kan testleriyle demir, B12, folat, D vitamini, tiroit fonksiyonları, kan şekeri ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirilebileceğini söyledi.