Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Optisyenlik Ana Bilim Dalı Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, çocukların görme sorunlarını her zaman dile getiremeyebileceğini belirterek okula başlamadan önce göz sağlığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çocuklar görme sorununu fark ettiremeyebilir
Altunsoy, çocukların çoğu zaman "iyi göremiyorum" demediğine dikkat çekerek, okul hazırlığının yalnızca çanta ve kırtasiye alışverişinden ibaret olmadığını vurguladı. Ona göre, okul öncesi dönemde görme keskinliği, gözlerin birbiriyle uyumu ve muhtemel kırma kusurları mutlaka kontrol edilmeli.
Özellikle bir gözün diğerinden daha iyi görmesi halinde çocuğun yaşamını iyi gören gözüyle sürdürebildiğini, bu nedenle sorunun uzun süre fark edilmeyebildiğini ifade etti. Ailede miyopi, yüksek kırma kusuru, şaşılık veya göz tembelliği öyküsü bulunması, prematüre doğum, gelişimsel gecikme ya da göz sağlığını etkileyebilecek sistemik bir hastalık olması durumunda daha erken ve kapsamlı değerlendirme önerdi.
Tahtaya yaklaşma ve ekranı yakından izleme uyarısı
Öğr. Gör. İlkay Altunsoy, okula başlayan çocuklarda tahtayı görmekte zorlanma, tahtaya yaklaşma, televizyona çok yakından bakma ya da kitap ve ekranı yüze fazla yaklaştırma gibi davranışların göz sağlığı açısından dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Gözlerini kısarak bakma, bir gözü kapatma veya eliyle örtme, başını sürekli bir tarafa eğerek bakma, okurken satır atlama, çabuk yorulma, gözleri sık sık ovuşturma, baş ağrısı, bulanık görme, gözlerde kayma, kızarıklık, sulanma ve ışık hassasiyeti gibi belirtilerin de değerlendirme gerektirebileceğini belirtti. Bu işaretlerin her zaman göz hastalığı anlamına gelmediğini, ancak göz ve görme sistemi açısından kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti.
20-20-20 kuralı ve gözlük kullanımı
Altunsoy, okul döneminde uzun süre kesintisiz yakın çalışma ve ekran kullanımından kaçınılmasını, okuma ve ekran mesafesinin yaklaşık 30 santimetreden az olmamasını önerdi. Çocuklarda ekran kullanımında 20-20-20 kuralının uygulanabileceğini söyleyerek, "Her 20 dakikada bir, 20 saniye süreyle yaklaşık 20 feet, yani 6 metre uzağa bakılması sağlanabilir" dedi.
Gözlük kullanımına ilişkin yanlış inanışlara da değinen Altunsoy, gözlük takmanın göz numarasını artırmadığını, aksine reçete edilen gözlüğün kullanılmamasının özellikle göz tembelliği riski bulunan çocuklarda görsel gelişimi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Çocuğun gözlüğe birkaç gün veya birkaç hafta içinde alışabileceğini, bu süreçte ailelerin teşvik edici olması gerektiğini söyledi.
Görme taramasının yalnızca ilk basamak olduğunu vurgulayan Altunsoy, tarama sonucunda yönlendirilen çocuğun mutlaka kapsamlı göz muayenesine ulaştırılması ve tedavi sürecinin takip edilmesi gerektiğini belirtti. Çocukluk döneminde fark edilmeyen görme sorunlarının okuma hızını, dikkat süresini, el-göz koordinasyonunu, akademik başarıyı ve özgüveni etkileyebileceğini de sözlerine ekledi.