Kocaeli Şehir Hastanesi'nde hizmet veren Hiperbarik Oksijen Tedavi Ünitesi, aynı anda 14 hastaya uygulanan seanslarla diyabetik ayak yaraları, enfeksiyonlar, kemik ödemi, avasküler nekroz ve ani işitme-görme kayıpları gibi rahatsızlıklarda destek sağlıyor.



Hiperbarik oksijen tedavisi nasıl uygulanıyor?
Ünitede normal atmosfer basıncının 3-4 katına kadar basınç oluşturulan özel kabinde hastalara yüzde 100 saf oksijen solutuluyor. Seanslar yaklaşık iki saat sürerken, sağlık personeli de olası durumlara karşı kabin içinde görev yapıyor. Hastaların süreci daha rahat geçirmesi için televizyon üzerinden dizi, film, belgesel ya da müzik yayını da açılabiliyor.


Kocaeli'nin yanı sıra Yalova, Sakarya ve Düzce'den de başvuru alan merkezde tedavi gören hastalar, seansların ardından ağrılarının azaldığını, yaralarının iyileştiğini ve hareket kabiliyetlerinin arttığını söylüyor.


Doktorlar hangi hastalıklarda kullanıyor?
Kocaeli Şehir Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uzmanı Dr. Uğur Can Akyol, tedavinin temel mekanizmasının kandaki çözünmüş oksijen miktarını artırarak dokulara daha fazla oksijen taşınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Akyol, yöntemin en sık yara iyileşmesi için uygulandığını, bunun yanında ani işitme kayıpları, ani görme kayıpları, soba zehirlenmeleri, avasküler nekroz ve dalgıçlarda görülen vurgun hastalığında da kullanıldığını söyledi.



Akyol, tedavi sırasında basınç odasının yaklaşık 20 metre derinliğe dalış simülasyonu oluşturduğunu, toplam seans sayısının hastalığa göre değişmekle birlikte ortalama 30 olduğunu ifade etti. Tedavinin yaş sınırı bulunmadığını, yenidoğan bebeklerden 80 yaş üzerindeki hastalara kadar uygun görülen herkesin tedavi alabileceğini de vurguladı.


Hastalar tedavi sonrası ne söylüyor?
40 yaşındaki İbrahim Yavuz, kalça kemiğindeki ödem nedeniyle 40 gündür tedavi gördüğünü ve 15. seanstan sonra belirgin iyileşme hissettiğini anlattı. Yavuz, "Ben şu anda 40'ıncı seanstayım. Toplam 60 seans alacağım. Yaklaşık 15'inci seanstan sonra belirgin bir iyileşme hissettim" dedi.



Bel fıtığı ameliyatı sonrasında gelişen enfeksiyon nedeniyle Sakarya'dan gelen 55 yaşındaki İsa Sertoğlu ise 8 seanstan sonra ciddi rahatlama yaşadığını, zaman zaman bastonunu bile bırakabildiğini söyledi. Ayağında yara olan Şerife Pulat da şeker hastalığı nedeniyle oluşan yaranın büyük ölçüde iyileştiğini ve ayağının üzerine daha rahat basabildiğini ifade etti.