Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik riskleri, armatörleri Ümit Burnu rotasına yönlendirdi. Bu değişiklik, Avrupa-Asya hattındaki transit sürelerini 10-15 gün uzattı.
Kızıldeniz ve Orta Doğu riskleri deniz taşımacılığını değiştirdi
Sektör temsilcilerine göre Kızıldeniz ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler, küresel deniz taşımacılığında rota, süre ve maliyet dengesini yeniden kuruyor. Savaş riski sigortalarındaki artış, yaptırımlar, limanlara erişim sorunları ve güvenlik kaygıları, şirketlerin önceliklerini de değiştirdi.
Transboshor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, rekabet avantajında artık en belirleyici unsurun risk yönetimi olduğunu söyledi. Can, pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin, denizcilikte öngörülemeyen riskleri en büyük maliyet kalemi haline getirdiğini belirtti.
Ümit Burnu rotası maliyetleri artırdı
Mustafa Can, gemilerin karşılaştığı risklerin yalnızca kötü hava koşullarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak jeopolitik çatışmalar, yaptırımlar, sigorta primlerindeki artış, liman kapanmaları, siber saldırılar, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve çevre regülasyonlarının operasyonların ayrılmaz parçası haline geldiğini ifade etti.
Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu rotasının tercih edilmesiyle Avrupa-Asya hattındaki birçok seferde yolculuk süresi yaklaşık 10-15 gün arttı. Bu durumun yakıt tüketimini, personel giderlerini, sigorta maliyetlerini ve gemilerin seferde kalma süresini yükselttiği, filo verimliliğini ise düşürdüğü kaydedildi.
Can, sektörün artık "Just in Time" yerine "Just in Case" yaklaşımına yöneldiğini belirterek tedarik zincirinde sürekliliğin birkaç günlük zaman kazancından daha değerli görüldüğünü söyledi. Türkiye'nin ise İstanbul ve Çanakkale boğazları, güçlü liman altyapısı ve stratejik konumuyla bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıdığını vurguladı.