En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Jinekolojik kanserlerde erken tanı ve HPV aşısı uyarısı

Jinekolojik kanserlerde erken tanı, HPV aşısı ve düzenli tarama hayat kurtarıyor. Prof. Dr. Mustafa Alper Karalök, belirtiler ve korunma yollarını anlattı.

Jinekolojik kanserlerde erken tanı ve HPV aşısı uyarısı

Liv Hospital Ulus Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Alper Karalök, jinekolojik kanserlerde erken tanının ve koruyucu sağlık uygulamalarının önemine dikkat çekerek, HPV enfeksiyonu ve HPV aşısı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini söyledi.

Kadın sağlığını tehdit eden rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajina kanserlerinde erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırabiliyor. Prof. Dr. Karalök, Eylül ayının bu hastalıklar hakkında bilinç oluşturmak için önemli bir dönem olduğunu vurguladı.

Jinekolojik kanserlerde hangi belirtiler önem taşıyor?

Prof. Dr. Mustafa Alper Karalök, bazı jinekolojik kanserlerin erken dönemde belirti vermeyebileceğini belirterek, normal dışı vajinal kanamaların özellikle dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Karalök, "Adet dönemleri arasında görülen kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya özellikle menopoz sonrasında ortaya çıkan vajinal kanama mutlaka değerlendirilmelidir. Bunun yanında uzun süren kasık veya karın ağrısı, karında şişkinlik, dolgunluk hissi, açıklanamayan kilo değişiklikleri ve idrar ya da bağırsak alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler de dikkate alınmalıdır. Bu belirtilerin her biri kanser anlamına gelmez; ancak kalıcı veya tekrarlayan şikâyetlerde hekime başvurmak erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

HPV aşısı rahim ağzı kanserine karşı koruyor mu?

Rahim ağzı kanserinin büyük bölümünün HPV enfeksiyonu ile ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Karalök, HPV'ye karşı geliştirilen aşıların korunmada önemli bir araç olduğunu söyledi.

"HPV, yalnızca rahim ağzı kanseriyle değil, kadın ve erkeklerde görülebilen bazı diğer kanserlerle de ilişkili bir virüstür. HPV aşısı, kansere yol açabilen HPV tiplerine karşı koruma sağlayarak rahim ağzı kanseri riskinin azaltılmasında önemli bir araçtır" diyen Karalök, aşının uygun yaş döneminde yapılmasının önemine dikkat çekti.

Karalök ayrıca, "HPV hem kadınları hem erkekleri etkileyebilen bir virüstür. Bu nedenle HPV aşısı yalnızca rahim ağzı kanserinden korunma açısından değil, HPV ile ilişkili diğer hastalıkların önlenmesi açısından da önem taşır. Aşının hangi yaşta ve kaç doz uygulanacağı kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre hekim tarafından değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.

Aşı olmak taramayı neden ortadan kaldırmıyor?

HPV aşısının önemli bir koruyucu yöntem olduğunu ancak mevcut tüm HPV tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamadığını belirten Prof. Dr. Karalök, aşılanmanın rahim ağzı kanseri taramalarının yerine geçmediğini vurguladı.

Karalök, "HPV aşısı olmak, düzenli rahim ağzı kanseri taramalarının bırakılması anlamına gelmez. Aşı ve tarama birbirini tamamlayan iki önemli koruyucu sağlık yaklaşımıdır. Kadınların yaşlarına ve kişisel risklerine uygun tarama programlarını hekimlerinin önerileri doğrultusunda sürdürmeleri gerekir" dedi.

Yumurtalık kanserinde ise uzun süren karında şişkinlik, erken doyma, iştah değişiklikleri, pelvik veya karın bölgesinde ağrı ile yeni başlayan idrar ya da bağırsak alışkanlığı değişikliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Prof. Dr. Karalök, ailesinde kanser öyküsü bulunan kadınların kişisel risklerini değerlendirmesi gerektiğini, kanserle mücadelede yalnızca tedavinin değil, hastalığı önleme ve erken yakalamanın da büyük önem taşıdığını söyledi.

"HPV aşısı, uygun tarama programları ve düzenli hekim kontrolleri, jinekolojik kanserlerle mücadelede elimizdeki en önemli araçlar arasında yer alıyor. Unutulmamalıdır ki erken fark etmek ve doğru zamanda harekete geçmek hayat kurtarabilir."

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin