Yaz tatilinde havuz, deniz ve su parklarında yaşanan kazalar çocuklar için ciddi risk oluşturuyor. Memorial Bodrum Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Gürer, boğulma, kafa ve omurga travmaları, düşme ve güneş yanığı gibi tehlikelere karşı aileleri uyardı.
Havuz ve denizde en sık görülen kazalar
Yaz aylarında havuz kenarından düşme, kaydırakların yanlış kullanımı, sığ suya atlama, sert zemine çarpma ve diğer kişilerle çarpışma nedeniyle kafa, beyin ve omurga travmaları görülebiliyor. Kaygan zeminlerde düşmeler, merdiven kazaları, kesiler, kırıklar ve burkulmalar da sık karşılaşılan yaralanmalar arasında yer alıyor.
Su yutma, yüzme bilmemeye bağlı boğulma ve yarı boğulma vakaları, havuz kaynaklı enfeksiyonlar, güneş yanıkları ve havuz kimyasallarına aşırı maruziyet de dikkat edilmesi gereken diğer sorunlar arasında bulunuyor.
Çocuklar suyun içinde yalnız bırakılmamalı
Uzmanlara göre çocukların suyun içinde ve çevresinde bulunduğu her an aktif şekilde gözetim altında tutulması gerekiyor. Telefonla ilgilenmek, kitap okumak ya da başka bir işle meşgul olmak, birkaç saniyelik ihmalin bile ciddi sonuçlara yol açmasına neden olabiliyor.
Boğulma vakalarının önemli bir kısmı sessiz gerçekleştiği için çocukları yalnızca uzaktan izlemek yeterli olmuyor. Birden fazla yetişkinin bulunduğu ortamlarda ise belirli sürelerle yalnızca çocukları takip edecek bir kişinin "Su Gözlemcisi" olarak belirlenmesi güvenliği artırıyor.
Kaydırak ve havuz güvenliğinde dikkat edilmesi gerekenler
Çocuklara tek başına suya girmemeleri öğretilmeli. Tekne gezileri, açık deniz aktiviteleri ve su sporlarında yaşa ve kiloya uygun, onaylı can yeleği kullanılması ihmal edilmemeli.
Havuz giderlerinden ve emme sistemlerinden uzak durulmalı, havuz çevresinde güvenlik çiti, kilitli kapı ve kontrollü giriş gibi önlemler bulunmalı. Küçük çocukların küvet, jakuzi, süs havuzu, şişme havuz ve su dolu kovalar gibi alanlarda da yalnız bırakılmaması gerekiyor.
Su kaydıraklarında ise uyarı levhaları ve kullanım kuralları okunmalı, yaş, boy ve kilo sınırlarına uyulmalı, sıra düzeni bozulmamalı ve görevlinin izni olmadan kayılmamalı. Kaydıraktan indikten sonra çarpışmaları önlemek için iniş alanı hızlı şekilde terk edilmeli.
Prof. Dr. Yavuz Gürer, kafa ve omurga yaralanmalarının her zaman ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kafa travması sonrası bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı, tekrarlayan kusma, aşırı uyku hali, bayılma, nöbet, denge kaybı, konuşma bozukluğu, kol veya bacaklarda güçsüzlük ya da uyuşma, görme bozukluğu ve boyun ağrısı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Yapılacak ilk değerlendirme sonrasında gerekli görülen durumlarda çocuğun çocuk nörolojisi uzmanı tarafından muayene edilmesi öneriliyor. Belirti olmasa bile kafa veya omurgaya alınan şiddetli darbeler sonrası hekim değerlendirmesi ihmal edilmemeli.
Uzmanlara göre yaz tatilinin güvenli geçmesi için en önemli unsur bilinçli ebeveynlik. Basit önlemler, ciddi yaralanmaların ve boğulma gibi hayati risklerin önüne geçebiliyor.