En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Fazla Kilolularda Karaciğer Yağlanması Riski Yüzde 70'e Çıkıyor

Fazla kilolu ve diyabetli kişilerde sık görülen karaciğer yağlanması, belirti vermeden ilerleyebiliyor. Uzmanlar, beslenme ve egzersizin önemine dikkat çekiyor.

Fazla Kilolularda Karaciğer Yağlanması Riski Yüzde 70'e Çıkıyor

Fazla kilolu ve obez kişilerde sık görülen karaciğer yağlanması, uzun süre belirti vermeden ilerleyerek kronik hepatit, siroz ve hatta karaciğer kanseri riskini artırabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, hastalığın yaşam tarzı değişiklikleriyle büyük ölçüde geriletilebildiğini söyledi.

Her 10 diyabetliden 9'unda görülüyor

Prof. Dr. Zülfikar Polat, kilo fazlası olan veya obezite sınırına giren kişilerin yüzde 70'inde, diyabetlilerin ise yüzde 90'ında karaciğer yağlanması görüldüğünü belirtti. Polat'a göre hareketsiz yaşam, masa başı çalışma ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları obezite, diyabet ve insülin direncini daha yaygın hale getiriyor.

Polat, metabolik yağlı karaciğer hastalığı olarak da bilinen MASH tablosunun obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ürik asit yüksekliğiyle seyreden metabolik sendromun bir parçası olduğunu, bunun aynı zamanda kalp ve damar hastalıkları açısından da risk oluşturduğunu ifade etti.

Tedavide beslenme ve egzersiz öne çıkıyor

Hastalığın ileri siroza dönüşmediği durumlarda yaşam tarzı değişiklikleri ve destek tedavilerle büyük oranda geriletilebildiğini söyleyen Polat, tedavinin temelinde doğru beslenme ve düzenli egzersiz bulunduğunu vurguladı. İnsülin direncini azaltmak için çizgili kasların çalıştırılması gerektiğini belirten Polat, düzenli yürüyüş ve bisikletin önemli olduğunu kaydetti.

Polat, karaciğer enzimi yüksekliği olan bazı hastalarda enginar, silymarin yani deve dikeni ve kolin içeren preparatlardan da yararlanılabildiğini aktardı.

Fazla meyve tüketimi de etkili olabiliyor

Karaciğer yağlanmasının yalnızca yağlı yiyeceklerle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Polat, fazla tüketilen şekerli gıdaların da karaciğerde yağa dönüşebildiğini söyledi. Meyvenin de aşırı tüketildiğinde içerdiği fruktoz nedeniyle yağlanmaya katkı sağlayabileceğini ifade eden Polat, Akdeniz tipi beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini anlattı.

Polat ayrıca, obez kişilerde karaciğer yağlanmasının yüzde 70'in üzerinde görüldüğünü, hastaların yaklaşık yüzde 10'unda ise obezite ve metabolik sendrom olmadan da yağlanma ortaya çıkabildiğini belirtti.

Tanıda hangi testler kullanılıyor?

Karaciğer yağlanmasının tanı ve takibinde karaciğer fonksiyon testleri, ultrasonografi ve insülin direnci ölçümlerinden yararlanıldığını söyleyen Polat, riskli hastalarda FibroScan cihazıyla karaciğerde hasar ve yağlanma derecesinin değerlendirilebildiğini ifade etti.

Karaciğerin vücudun temizlik merkezi gibi çalıştığını hatırlatan Polat, beslenme düzeni, kilo kontrolü ve düzenli egzersizin günlük yaşamın bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin