Bursa'da Medicana Bursa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Taymur, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede ruh sağlığının korunmasında ekonomik koşullar, çocukluk deneyimleri, sosyal ilişkiler ve sağlık hizmetlerine erişimin etkili olduğunu belirtti.
Ruh sağlığı yalnızca kişinin sorumluluğu değil
Taymur, ruhsal iyilik hâlinin biyolojik özellikler ve kişisel deneyimlerin yanı sıra toplumsal şartlardan da etkilendiğini söyledi. Uzun süreli işsizlik, ekonomik güçlükler, güvensiz barınma koşulları, ayrımcılık ve şiddetin ruhsal açıdan zorlanmaya yol açabileceğini belirten Taymur, "Ruh sağlığını korumayı yalnızca kişinin kendi çabasıyla açıklamak yeterli değildir" dedi.
Eğitim imkânlarının güçlendirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının koruyucu çalışmaların parçası olduğunu kaydeden Taymur, güvenli aile ortamı ve destekleyici ilişkilerin de çocukların ruhsal gelişiminde önemli rol oynadığını ifade etti. İhmal, istismar, zorbalık, sürekli baskı ve dışlanmanın çocukların ruhsal iyilik hâlini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
Erken destek ve toplumsal dayanışma önemli
Çocuklukta yaşanan olumsuz deneyimlerin kişinin geleceğini kaçınılmaz biçimde belirlemediğini vurgulayan Taymur; güvenilir bir yetişkinin desteği, öğretmenlerle sağlıklı ilişkiler ve gerektiğinde profesyonel yardımın koruyucu kaynaklar arasında bulunduğunu söyledi. Ailelerin ve çocuklarla çalışan eğitimcilerin desteklenmesinin de önemine işaret etti.
Ruh sağlığını korumanın her yaş döneminde ele alınması gerektiğini belirten Taymur, yalnızlık, kayıplar, yaşam değişiklikleri ve sosyal ilişkilerin zayıflamasının destek ihtiyacını artırabileceğini kaydetti. Okullarda zorbalıkla mücadele, işyerlerinde aşırı stresin azaltılması, doğru bilgilendirme ve psikolojik destek hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması da önleyici çalışmalar arasında yer alıyor.
Ruh sağlığıyla ilgili önyargıların kişilerin yardım aramasını etkileyebildiğini belirten Taymur, ruhsal sıkıntı yaşayan kişilerin yargılanmadan dinlenmesi ve gerektiğinde profesyonel desteğe yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Ruh sağlığını korumak; bilimsel bilgiye dayalı uygulamaları, zamanında ve nitelikli sağlık hizmetlerini, güvenli yaşam alanlarını ve destekleyici sosyal ilişkileri birlikte ele almayı gerektirir" diyen Taymur, aileler, okullar, işyerleri, sağlık kurumları ve yerel yönetimlerin sürecin paydaşları olduğunu ifade etti.
Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün farkındalıkla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Taymur, koruyucu çalışmaların yıl boyunca sürdürülmesinin ve ihtiyaç duyanların desteğe ulaşmasının kolaylaştırılmasının önemini dile getirdi.