Böbrek kanseri erken evrede çoğunlukla belirti vermeden ilerleyebiliyor. Liv Hospital Vadi İstanbul Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Şahin, küçük tümörlerin erken teşhisinde böbreğin tamamı yerine yalnızca tümörlü dokunun çıkarılabildiğini belirtti.
Böbrek kanseri belirtileri neler?
Prof. Dr. Şahin, böbreklerin karın boşluğunun arka tarafında derinde bulunması nedeniyle tümörlerin çevre dokulara baskı yapana veya idrar yollarına ulaşana kadar fark edilmeyebildiğini ifade etti. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde idrarda kan, bel ve yan ağrısı ile karında veya yan tarafta elle hissedilebilen kitle görülebiliyor.
Bu belirtilerden birinin ya da birkaçının fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Şahin, erken tanının tedavi başarısında önemli rol oynadığını vurguladı.
Sigara, obezite ve hipertansiyon riski artırıyor
Şahin'e göre böbrek kanseri vakalarının yüzde 50'sinden doğrudan sigara, obezite ve hipertansiyon üçlüsü sorumlu. Bilimsel çalışmalarda böbrek kanseri gelişme olasılığının sigara içenlerde 1.4-2 kat, obez bireylerde 2 ila 3 kat, hipertansiyon hastalarında ise 2 ila 3 kat daha fazla olduğu saptandı.
Ultrason, tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin küçük tümörlerin erken evrede tesadüfen saptanmasını sağladığını kaydeden Şahin, rutin kontrollerde yakalanan 1. evre böbrek kanserlerinde tedavi sonrası 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 90 ila yüzde 95 civarında olduğunu söyledi. Metastaz yapmış Evre 4 hastalıkta bu oranın yüzde 12 ile yüzde 32 arasında olduğunu belirtti.
Robotik cerrahide böbrek dokusu korunabiliyor
Erken teşhis edilen küçük tümörlerde parsiyel nefrektomi ile yalnızca kanserli kitlenin çıkarılabildiğini anlatan Şahin, bu yöntemin böbreğin sağlıklı kısmını korumayı amaçladığını bildirdi. Laparoskopik veya robotik yöntemle yapılan ameliyatların, hastanın ileride böbrek yetmezliği yaşama riskini azaltabildiğini ifade etti.
Robotik cerrahide kanamanın ve ameliyat sonrası ağrının daha az olabildiğini belirten Şahin, büyük kesiler olmadığı için hastaların daha kısa sürede taburcu olabildiğini söyledi. Ancak zorlu yerleşimli ve büyük tümörlerde böbreği korumanın her zaman mümkün olmayabileceğini ekledi.