İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılmasının 6. yılı dolayısıyla İstanbul'da düzenlenen programda konuştu. Duran, Ayasofya'nın yeniden cami olarak açılmasını "adeta bir Kızılelma" olarak tanımladı.
Ayasofya'nın ibadete açılması 6 yıl sonra yeniden gündemde
86 yıl boyunca müze olarak kullanılan Ayasofya Camii, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla 24 Temmuz 2020'de yeniden ibadete açılmıştı. Bu yıl dönümü kapsamında Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde "Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" başlıklı panel ve kitap lansmanı düzenlendi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın programında ayrıca, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif'in asli kimliğine kavuşmasıyla ilgili CİMER'e gönderilen teşekkür ve tebrik mesajlarının yer aldığı "Ayasofya Hasretten Vuslata" kitabı tanıtıldı. Programa Burhanettin Duran'ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Safi Arpaguş, AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal ve çok sayıda davetli katıldı.
Burhanettin Duran ve Safi Arpaguş'tan Ayasofya mesajı
Konuşmasında Ayasofya'nın İstanbul Fethi'nin nişanesi olduğunu vurgulayan Burhanettin Duran, yapının Fatih Sultan Mehmed'in mirası olduğunu söyledi. Duran, "Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliği ve aziz milletimizin güçlü iradesi sayesinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi yeniden asli hüviyetine kavuştu" ifadelerini kullandı.
Duran ayrıca, 24 Temmuz 2020'de kılınan ilk cuma namazıyla birlikte Ayasofya'nın kubbelerinin yeniden tekbirlerle, salavatlarla ve Kur'an tilavetleriyle yankılandığını belirtti. Ayasofya'nın ibadete açılmasının sadece hukuki bir statü değişikliği olmadığını, Fatih Sultan Mehmed Han'ın vakfiyesine ve vasiyetine sadakatin güçlü bir ifadesi olduğunu dile getirdi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ise Ayasofya'nın asırlar boyunca farklı inançların, kültürlerin ve büyük imparatorlukların kalbinde yer aldığını söyledi. Arpaguş, 1453 yılının yapının hikâyesinde yepyeni ve geri dönülmez bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Program konuşmaların ardından panel olarak devam etti.