Akran zorbalığı, öğrencilerde yalnızlaşma, okula gitmek istememe ve okul başarısında ciddi düşüşlere yol açabiliyor. Uzman eğitimci Lokman Karataş, velilerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirerek yaşadıkları sorunları dinlemesi gerektiğini söyledi.
Akran zorbalığı sadece fiziksel ve sözlü davranışlardan oluşmuyor
Karataş, akran zorbalığının yalnızca sözlü ya da fiziksel davranışlarla sınırlı olmadığını belirtti. Öğrencinin dışlanması, ötekileştirilmesi, oyun alanına alınmaması ve arkadaşlarıyla birlikte oynayamaması da zorbalık kapsamında değerlendiriliyor.
Akran zorbalığının ülke genelinde yaygın olduğunu ifade eden Karataş, özellikle son 2 yılda okullarda çocukların birbirine zarar verdiği olayların arttığını dile getirdi. Karataş'a göre zorbalığın başlıca nedenleri arasında yalnızlık, sosyal medya ve öğrencilerin kendini iyi hissetmemesi bulunuyor.
Akran zorbalığı yaşayan çocuklarda hangi belirtiler görülür?
Karataş, zorbalığa uğrayan çocuklarda yalnızlaşma, sessizleşme, okula gitmek istememe ve ders başarısında düşüş görülebildiğini kaydetti. Çocukların, yaşadıklarını aileleri ya da öğretmenleriyle paylaşmaları halinde arkadaşları tarafından dışlanacakları korkusunu yaşayabildiğine dikkat çekti.

Öğretmenlerin sınıfta fark ettikleri sorunları rehber öğretmenlere iletmesi, ailelerin de çocuklarını yakından gözlemlemesi gerektiğini belirten Karataş, akran zorbalığıyla mücadelenin yalnızca seminerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Bu konuda öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri uygulamalı çalışmaların önem taşıdığını vurguladı.
Velilere akşam yemeğinde sohbet çağrısı
Çocukların aile ortamında değerli hissetmesinin önemli olduğunu ifade eden Karataş, ailelerin birlikte geçirdiği zamanın yalnızlığı azaltabileceğini belirtti. Özellikle akşam yemeklerinin, anne ve babaların çocuklarıyla günlerini konuşabilecekleri önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Karataş, ailelerin çocuklarına sorgulayıcı değil sohbet odaklı yaklaşması gerektiğini belirterek, "Ne olursan ol sen benim yavrumsun, ne olursan ol sen benim çocuğumsun" diyen bir anne-baba sevgisinin çocuğun kendini ifade etme özgürlüğünü ve özgüvenini destekleyeceğini ifade etti.