En Gündem: Haber & Yaşam

© 2026 En Gündem: Haber & Yaşam

Adet öncesi dönemde yaşanan değişimler neden olur?

Adet öncesi dönemde yaşanan şişkinlik, cilt değişiklikleri ve ruh hali dalgalanmaları hakkında uzman uyarısı geldi. PMDD belirtilerine dikkat çekildi.

Adet öncesi dönemde yaşanan değişimler neden olur?

Adet öncesi dönemde şişkinlik, cilt değişiklikleri, yorgunluk ve ruh hali dalgalanmaları yaşayan kadınlar, sosyal medyada "luteal uglies" ifadesiyle gündeme gelen bu durumu sık sık sorguluyor. Medicana Ataköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Çiğdem Pulatoğlu, bu değişimlerin biyolojik bir temeli olduğunu söyledi.

Adet öncesi belirtiler neden ortaya çıkıyor?

Doç. Dr. Çiğdem Pulatoğlu, adet döngüsü boyunca östrojen ve progesteron düzeylerindeki değişimlerin yalnızca üreme sistemini değil; beyin, cilt, uyku, iştah ve sıvı dengesini de etkileyebildiğini belirtti. Pulatoğlu, "Burada önemli olan yalnızca hormonların düzeyi değil, kişinin bu hormonal değişimlere verdiği yanıttır. Aynı hormonal değişikliği yaşayan iki kadından biri hiçbir belirti yaşamazken, diğerinde belirgin ruhsal ve fiziksel yakınmalar ortaya çıkabilir" dedi.

Yumurtlamanın ardından başlayan luteal dönemde progesteron yükselirken, östrojen de bir süre daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Gebelik oluşmadığında ise döngünün sonuna doğru her iki hormonun düzeyi düşüyor ve adet kanaması başlıyor. Bu dalgalanmalar; sinirlilik, tahammülsüzlük, daha kolay ağlama, kaygı, konsantrasyon güçlüğü ve motivasyon azalması gibi ruhsal belirtilere yol açabiliyor.

Luteal dönemde cilt, kilo ve uyku değişebilir

Fiziksel belirtiler arasında yorgunluk, baş ağrısı, meme hassasiyeti, karında şişkinlik, ağrı, uyku bozukluğu ve iştah değişiklikleri de yer alıyor. Pulatoğlu, "Adetim yaklaşınca sürekli çikolata istiyorum", "Karnım balon gibi oluyor" veya "Cildim bir anda bozuldu" gibi şikâyetlerin biyolojik karşılığı olduğunu, ancak bunun her kadında aynı şekilde görülmeyebileceğini vurguladı.

Uzman isim, luteal dönemde ciltte yağlanma ve akne eğiliminde artış olabileceğini, karın, meme, el ve yüzde dolgunluk hissedilebileceğini söyledi. Tartıda birkaç günlük artışın da görülebileceğini belirten Pulatoğlu, bu artışın tamamının yağlanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, geçici sıvı tutulumunun önemli rol oynadığını ifade etti.

PMS ve PMDD arasındaki fark ne?

Adet öncesi sinirlilik ve tahammülsüzlüğün bilimsel olarak tanımlanmış belirtiler arasında olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çiğdem Pulatoğlu, östrojen ve progesterondaki değişimlerin serotonin ve GABA gibi nörotransmitter sistemlerini etkileyebileceğini aktardı. Belirtilerin her ay belirgin şekilde tekrarlaması ve iş, sosyal yaşam ya da ilişkileri etkilemesi halinde daha ağır bir premenstrüel tablo olan PMDD açısından değerlendirme yapılması gerektiğini kaydetti.

Beslenme ve egzersiz konusunda da önerilerde bulunan Pulatoğlu, luteal dönemde mutlaka protein ağırlıklı beslenmek gerektiği yönünde bir kural olmadığını, dengeli beslenmenin temel yaklaşım olması gerektiğini söyledi. Adet öncesinde karbonhidrat ve tatlı isteği artabileceği için yulaf, bulgur, tam tahıllar, patates ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi.

Hormonal değişimlerin uyku düzenini de etkileyebildiğini belirten Pulatoğlu, özellikle luteal dönemin sonlarında uykuya dalma güçlüğü, gece uyanmaları ve sabah yorgun uyanmanın görülebileceğini ifade etti. "Her ay adet öncesinde birkaç gün süren hafif değişiklikler yaşayabiliriz. Ancak yoğun depresif duygu durum, belirgin kaygı, kontrol edilmesi güç öfke veya günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen belirtiler varsa bunu yalnızca 'hormonlarım böyle' diyerek kabullenmemek gerekir" dedi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin