En Gündem: Haber & Yaşam ← Anasayfa
Yaşam

Sakarya'da kick boks çocukları ekrandan uzaklaştırıyor

Sakarya'da kick boks eğitimi alan çocuklar ve gençler, sporla ekran bağımlılığından uzaklaşıyor. Antrenörler, disiplin ve sosyalleşmenin öne çıktığını söylüyor.

Sakarya'da kick boks eğitimi alan çocuklar ve gençler, spor sayesinde hem fiziksel hem de ruhsal olarak güçleniyor. Kursa katılanlar, dijital bağımlılıktan uzaklaşıp disiplin kazanırken bazıları kendini savunmayı, bazıları ise milli sporcu olmayı hedefliyor.

Sakarya'da kick boks gençlere nasıl katkı sağlıyor?

Düzenli antrenmanların çocukların karakter gelişimine katkı sunduğunu belirten sporcular ve antrenörler, kick boksun sosyalleşme açısından da önemli olduğunu söylüyor. Özellikle ekran başında geçirilen sürenin arttığı dönemde, sporun çocukları daha zinde ve hedef odaklı hale getirdiği ifade ediliyor.

9 yaşındaki yeşil kuşak öğrencisi Cihan Çamoğlu, kendi isteğiyle bu spora başladığını belirterek, "Ben gelmek istedim, 'baba beni kick boks kursuna yazdırır mısın, çok istiyorum, artık kendimi savunmayı öğrenmenin zamanı geldi' dedim. Kendimi daha enerjik ve daha güçlü hissediyorum. Spor yaptığım için çok mutluyum. Burada ki bütün arkadaşlarım pırıl pırıl. Hepsi çok güçlü ve yetenekli. Hocalarımız da bizimle ilgileniyorlar ve çok destek veriyorlar. Sağ olsunlar, bizim dediğimizi bir daha söyletmeden yapıyorlar. Allah onları başımızdan eksik etmesin" dedi.

Beril Özmez'in hedefi Avrupa ve Dünya şampiyonluğu

16 yaşındaki Beril Özmez ise kick boksun kendisine hem psikolojik hem de fiziksel olarak iyi geldiğini söyledi. Özmez, "Evde sıkılıyordum. Spor yapma ihtiyacı duyduğum için kick boksa başladım. Burada kurulan arkadaşlıkların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çok güzel arkadaşlarım var, ortamımız çok güzel. Gerek hocalarımız gerek partnerlerimiz çok iyiler. Evde büyük ihtimalle yatıyor olacaktım. Telefonda sosyal medyada vakit geçirmekten başka bir şey yapacağımı düşünmüyorum. Kick boks olsun yada her türlü spor olsun, herkesin spor yapması gerektiğini düşünüyorum. Gerek psikolojik gerek fiziksel çok fazla faydası oldu. Buraya geldiğimde kendimi terapiye gitmiş gibi hissediyorum. Hem fiziksel hem ruhsal açıdan bana çok iyi geliyor. Hedefim ilk önce il birinciliğinin ardından Türkiye şampiyonu olmak. Sonrasında milli takımda Avrupa ve Dünya şampiyonu olup İstiklal Marşımızı tüm arenalarda okumak istiyorum. Amacım bu" diye konuştu.

Antrenör Rıdvan Köse: Spor, çocukları disipline ediyor

Antrenör Rıdvan Köse, çocukların ekranlara yoğun şekilde maruz kaldığını, bu nedenle doktorların da sporu tavsiye ettiğini belirtti. Köse, yaklaşık 100 öğrencileri olduğunu, en küçük yaş grubunu 5 yaşından itibaren temel jimnastik eğitimiyle birlikte kick boksa başlattıklarını anlattı.

Köse, "Çocukluğumdan beri yapıyorum. Babam sayesinde başladım. 5 yaşından beri yapıyorum. Şuan sadece antrenörlük yapıyorum ama geçmişimizde müsabıklığımız var. Müsabıklıktan geldiğimiz içinde çocukları ona göre eğitiyoruz. Daha verimli oluyor. Ağabeyimde benim gibi müsabık. Beraber yapıyoruz salonun antrenörlüğünü. Sakarya'da çok eski olduğumuz için neredeyse her sene şampiyonluğumuz var. Türkiye ve dünya çapında da şampiyonluğumuz var. Yaklaşık 100 öğrencimiz var. Kick Boks olarak ders veriyoruz. Ayrı ayrı gruplarda oluyor. En küçük 5 yaşından itibaren başlatıp temel jimnastik eğitimiyle beraber kick boks öğretmeye başlıyoruz. Sonrasında gençler, büyükler, kadınlar grupları var. Ayrı ayrı oluyor. Sporu sevdirerek başlatıyoruz, kadın sporcularımıza sokakta kendilerini daha iyi ifade edip korunabilmeleri için farklı eğitimlerimiz oluyor. Genelde aileler teşvik ediyor. Çağımızda çocuklar televizyona ve ekranlara çok maruz kaldığı için doktorlarda öneriyor sporu. Dikkat bozukluğu olan çocuklar çok oluyor, spor onlara yardımcı oluyor. Disiplin sporu olduğu için dışarıda ki hayatlarını etkiliyor. Sosyal, eğitim hayatını etkiliyor. Arkadaş ilişkilerini de geliştiriyor. Sonrasında ne kendi akran zorbalığı yapıyor ne de buna maruz kalıyor. Kişisel iletişim geliyor diyelim, hem kendi yaş grubuna karşı iletişimi çok iyi gelişiyor. Zinde oluyorlar. Bütün hayatını disiplinli şekilde yaşıyor. Sürekli kafasında burası oluyor. Hayatını buraya göre ayarlıyor. Genel olarak 4-5 yaşlarında başlamaları en iyisi" ifadelerini kullandı.