Orman Genel Müdürlüğü, Türkiye ormanlarında tespit edilen 9 bin 258 hektarlık lavanta varlığını sürdürülebilir üretim anlayışıyla ekonomiye kazandırıyor. Son 5 yılda yıllık ortalama 40 ton lavanta üretimi yapılırken, 2021-2025 arasında ihraç edilen 24 bin 610 kilogram lavanta ürünüyle 765 bin dolar döviz girdisi sağlandı.
Lavanta üretimi kırsal kalkınmaya katkı sağlıyor
Orman Genel Müdürlüğü (OGM), odun dışı orman ürünlerinin sürdürülebilir yönetimi kapsamında lavantayı kırsal kalkınmanın önemli unsurlarından biri haline getiriyor. Bal ormanları ve gelir getirici tür sahalarında yetiştirilen lavanta, hem biyolojik çeşitliliği destekliyor hem de orman köylüsü için alternatif gelir kaynağı oluşturuyor.
Mor çiçekleriyle doğal peyzaja değer katan lavanta; tıbbi ve aromatik bitki üretimi, arıcılık, kozmetik sanayi ve uçucu yağ üretimi gibi birçok alanda katma değer sağlıyor. Başta Isparta olmak üzere Afyonkarahisar, Burdur, Denizli, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya, Konya, Ankara, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale'de yetiştirilen lavanta, farklı kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor.
Bekir Karacabey: Mor bereketi ihracata dönüştürüyoruz
Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, ormanların yalnızca odun üretimi yapılan alanlar olmadığını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen ve ülke ekonomisine katma değer oluşturan üretim ekosistemleri olduğunu söyledi. Karacabey, envanter ve planlama çalışmaları kapsamında ülkemiz ormanlarında 9 bin 258 hektarlık alanda yaklaşık 2 bin 385 ton faydalanılabilir lavanta potansiyeli tespit ettiklerini ifade etti.
Karacabey, "Lavantadan elde edilen uçucu yağlar başta kozmetik, kişisel bakım ve aromaterapi olmak üzere birçok sektörde yüksek katma değerle değerlendiriliyor. TÜİK verilerine göre 2021-2025 yılları arasında 24 bin 610 kilogram lavanta ürünü ihraç edilerek yaklaşık 765 bin dolar döviz girdisi sağlandı." dedi.
Lavantanın ekolojik önemine de dikkat çeken Karacabey, bal ormanlarında lavantayı kekik, adaçayı, biberiye, püren, ıhlamur ve akasya gibi nektarlı türlerle birlikte değerlendirdiklerini anlattı. Böylece arılar için daha uzun süre nektar ve polen kaynağı oluşturulduğu, çiçeklenme dönemi tamamlanan lavantaların ise yöre halkı ve orman köylüleri tarafından hasat edilerek ekonomiye kazandırıldığı belirtildi.