En Gündem: Haber & Yaşam ← Anasayfa
Sağlık

Düşük testosteron belirtileri ve kanser riski uyarısı

Düşük testosteron belirtileri, kansere dair yeni araştırma ve uzman uyarısı gündemde. Doç. Dr. Emre Salabaş, tek testle tanı konulamayacağını söyledi.

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, düşük testosteronun yalnızca cinsel isteksizlik değil, sürekli yorgunluk, kas gücünde azalma ve uyku sorunları gibi belirtilerle de kendini gösterebileceğini söyledi. Salabaş, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaptığı değerlendirmede, bu durumun genel sağlık açısından bir uyarı sinyali olabileceğini vurguladı.

Düşük testosteron hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

Salabaş'a göre testosteron düşüklüğü; karın çevresinde yağlanma, konsantrasyon güçlüğü, isteksizlik ve duygu durum değişiklikleriyle birlikte görülebiliyor. Testosteronun yalnızca cinsel sağlıkla değil, kas kütlesi, kemik yoğunluğu, yağ dağılımı, enerji seviyesi ve metabolizma üzerinde de etkili olduğunu belirten Salabaş, şikâyetlere bakılarak tek başına tanı konulmaması gerektiğini ifade etti.

Uzman isim, "Testosteron düzeyindeki belirgin düşüş yalnızca cinsel isteksizlik veya sertleşme problemiyle kendini göstermeyebilir. Sürekli yorgunluk, isteksizlik, kas gücünde azalma, karın çevresinde yağlanma, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve duygu durum değişiklikleri de görülebilir. Bu belirtiler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabileceği için yalnızca şikâyetlere bakılarak tanı konulmamalıdır" dedi.

Yeni araştırma neyi ortaya koydu?

Yaklaşık 24 bin 500 erkeğin verilerinin değerlendirildiği yeni araştırmada, testosteron seviyesi çok düşük olan erkeklerde ilerleyen yıllarda kansere yakalanma ve kanser nedeniyle yaşamını yitirme riskinin daha yüksek olabileceği tespit edildi. Ancak çalışmada düşük testosteron ile prostat kanseri riski arasında doğrudan bir ilişki bulunmadı.

11 ayrı araştırmadan elde edilen bulguların birleştirildiği çalışmada, katılımcıların başlangıç hormon düzeyleri ile en az 5 yıl süren takip dönemindeki kanser tanısı ve kanser kaynaklı ölümleri incelendi. Değerlendirmelerde yaş, yaşam tarzı ve benzeri etkenler de dikkate alındı.

Tek bir test yeterli değil

Doç. Dr. Emre Salabaş, düşük testosteron tanısının tek bir kan testiyle konulmaması gerektiğini belirterek hormon düzeylerinin gün içinde değişebildiğine dikkat çekti. Testosteron ölçümünün tercihen sabah saatlerinde yapılması gerektiğini söyleyen Salabaş, ilk sonucun düşük çıkması halinde testin farklı bir günde tekrarlanmasının önemine işaret etti.

Salabaş, "Hastanın yaşı, kilosu, kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve mevcut belirtileri birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak tedaviye başlanması doğru değildir" ifadelerini kullandı. Uzman, cinsel isteksizlik, sertleşme sorunu, açıklanamayan yorgunluk, kas kaybı ve güçsüzlük gibi yakınmaların uzun sürmesi halinde üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini de söyledi.