En Gündem: Haber & Yaşam ← Anasayfa
Ekonomi

COP31 Antalya'da sigorta sektörünü ve reasüransı değiştirecek

COP31 Antalya'da 9-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Zirvede iklim değişikliği, sigorta sektörü, reasürans ve parametrik sigortalar öne çıkacak.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da yapılacak. Zirve, iklim değişikliğinin sigorta ve reasürans sektörü üzerindeki etkilerinin de en önemli gündem başlıkları arasında yer almasıyla dikkat çekiyor.

COP31'de sigorta sektörü neden öne çıkıyor?

İklim değişikliği artık yalnızca çevre politikalarının değil; finans, sigortacılık ve risk yönetiminin de merkezinde bulunuyor. Artan doğal afetler, yükselen ekonomik kayıplar ve değişen risk profilleri, sigorta şirketlerini yeni çözümler geliştirmeye zorluyor.

Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, COP31 öncesinde dikkatlerin yalnızca emisyon azaltımı ve enerji dönüşümüne değil; iklim değişikliğine uyum, afetlere karşı finansal dayanıklılık ve risk paylaşımı mekanizmalarına da çevrildiğini söyledi. Yüksekbilgili, sigorta ve reasürans sektörünün iklim krizinin ekonomik etkilerini yönetmede stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı.

İklim riskleri sigortacılığı nasıl etkiliyor?

Yüksekbilgili'ye göre son yıllarda sel, orman yangınları, aşırı yağışlar, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı olaylar hem sıklık hem de şiddet açısından belirgin biçimde arttı. Bu durum, sigorta şirketleri için daha yüksek hasar maliyetleri, daha karmaşık risk analizleri ve daha hassas fiyatlama modelleri anlamına geliyor.

Artık geçmiş verilerin tek başına yeterli olmadığını belirten Yüksekbilgili, iklim senaryoları, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli modelleme araçlarının underwriting süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti.

Reasürans ve parametrik sigortalar gündemde

İklim krizinin maliyetleri büyüdükçe, büyük ve karmaşık risklerin yalnızca yerel piyasalarda değil, reasürans desteğiyle de sigortalanmasının önemi artıyor. Reasüransın, büyük afetlerin finansal yükünü uluslararası ölçekte paylaştırarak sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağladığı belirtildi.

Yüksekbilgili ayrıca parametrik sigortaların da öne çıktığını söyledi. Bu modelde tazminat ödemesi, hasar tespitinden ziyade önceden belirlenen objektif kriterlerin gerçekleşmesine bağlı olarak yapılıyor. Belirli büyüklükte bir deprem, belli seviyenin üzerinde yağış miktarı ya da belirlenen rüzgâr hızı eşiği aşıldığında tazminat süreci otomatik olarak başlıyor.

COP31'in öne çıkaracağı başlıklardan birinin de iklim finansmanı olacağı ifade edilirken; afet risklerinin paylaşılması, kamu-özel sektör iş birlikleri, afet tahvilleri, bölgesel risk havuzları ve iklim risk modellemelerinin ekonomik dayanıklılığı güçlendiren araçlar arasında yer aldığı aktarıldı.

Türkiye açısından ise deprem riski ile iklim kaynaklı afetlerin eş zamanlı yönetilmesi gereken bir tablo bulunduğuna dikkat çekildi. Yüksekbilgili, önümüzdeki dönemde iklim risk modellemelerinin geliştirilmesi, tarım ve konut sigortalarının güçlendirilmesi, parametrik sigorta çözümlerinin yaygınlaştırılması, reasürans kapasitesinin artırılması ve dijital hasar yönetimine yatırım yapılmasının önem taşıdığını söyledi.