Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Ankara Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada, Ankara'dan verilecek mesajın açık olması gerektiğini belirterek, 5'inci maddeye bağlılığın sarsılmaz olduğunu söyledi. Güler, siyasi taahhütlerin güvenilir askerî güçle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
NATO Ankara Zirvesi'nde dikkat çeken mesajlar
Güler, 'Müttefikler Ankara'da' programında NATO'nun kuruluşundan bu yana yalnızca bir askeri ittifak değil, aynı zamanda kolektif savunma, siyasi dayanışma ve transatlantik bağın kurumsal ifadesi olduğunu dile getirdi. NATO'nun evrimini üç aşamada ele alan Bakan Güler, NATO 1.0 döneminin İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş yıllarını kapsadığını, NATO 2.0 döneminde ise terörizm ve Balkanlar'daki savaşlar nedeniyle kriz yönetimi ve alan dışı harekatların öne çıktığını anlattı.
2014 yılından itibaren konvansiyonel savaşın kademeli olarak NATO sınırlarına ulaştığını söyleyen Güler, yeni büyük güç rekabeti ve eş zamanlı bölgesel krizlerin ittifakı NATO 3.0 dönemine taşıdığını ifade etti. Bu dönemde NATO'nun, krizleri yönetme ve her yönden gelen tehditlere karşı koyma kabiliyetini koruyarak güvenilir kolektif savunmayı yeniden tesis etmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin NATO içindeki rolü ve savunma kapasitesi
Türkiye'nin tecrübesinin son derece değerli olduğunu vurgulayan Güler, Avrupa'nın büyük bölümünün Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültmesine karşın Türkiye'nin büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını koruduğunu söyledi. Savunma sanayine yatırım yapıldığını, hazırlık seviyesinin artırıldığını ve zorlu ortamlarda harekât icra etme kabiliyetinin sürdürüldüğünü kaydetti.
Bakan Güler, bazı müttefiklerin birliklerini yeniden teşkil etmeye, personel temin etmeye ve stoklarını yenilemeye çalıştığı bir dönemde Türkiye'nin mevcut yapıları ve operasyonel bilgi birikimi sayesinde derhal katkı sağlayabildiğini belirtti. Türkiye'nin bu nedenle NATO 3.0 sürecinde güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
"Savunma harcamaları tek başına caydırıcılık üretmez"
Güler, NATO'nun geleceğinin yalnızca bütçe oranlarıyla değil, bu bütçelerin hangi kabiliyetleri ne kadar sürede üretebildiğiyle belirleneceğini söyledi. Savunma harcamalarının artırılmasının önemli olduğunu ancak tek başına caydırıcılık üretmeyeceğini dile getiren Bakan, eğitimli personel, hazır kuvvetler, mühimmat, güçlü lojistik, bütünleşik hava ve füze savunması, etkili komuta ve kontrol, siber dayanıklılık, sanayi kapasitesi ve siyasi kararlılığın önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin önümüzdeki üç yıl içinde hava ve balistik füze savunması, uzun menzilli ateş sistemleri ve insansız sistemlerin tedarikine öncelik verdiğini aktaran Güler, savunma sanayinin insansız sistemler, hava savunma sistemleri, elektronik harp, mühimmat, deniz platformları, havacılık ile komuta ve kontrol teknolojilerinde ileri seviyeye ulaştığını söyledi. Türkiye'de ihracat projeleri de dahil olmak üzere 50 askerî geminin inşasının sürdüğünü belirtti.
Avrupa'nın savunma katkısının NATO'yla rekabet etmemesi, aksine NATO'yu güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Güler, Avrupa güvenlik girişimlerinin ilgili kabiliyetlere sahip AB üyesi olmayan tüm NATO Müttefiklerine açık olması gerektiğini ifade etti. NATO Ankara Zirvesi'nin diplomatik bir toplantının ötesinde kritik bir eşik olduğunu belirten Güler, "5'inci maddeye bağlılığımız sarsılmazdır ve siyasi taahhütler güvenilir askerî güçle desteklenecektir" dedi.